Kim korkar kararsız CHP’den?
Brüksel'deki skandal gösteriyor ki, Türkiye'nin çözüm kaynağı olması gereken anamuhalefet partisi, en acil çözüm bekleyen sorunlar arasına yerleşti.
Birkaç gün önce Brüksel’de yaşanan bir siyasi skandal, Türkiye’de iç gerginliğin artık sınır dışına taştığını haber verdi. Aynı zamanda ülkede AK Parti’ye alternatif arayışında olan seçmenlerin her gün sorduğu özlü soruları uluslararası gündeme çiviledi: Anamuhalefet partisi CHP neden kötü yönetiliyor? Bu partinin yönetimi umut olmak için gerçekten ne istiyor, ne yapıyor?
Skandal, Türkiye’nin Kemalist anamuhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Avrupa Parlamentosu’nun ikinci büyük grubu olan Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı’nın Başkanı Hannes Swoboda ile ikili görüşme için geldiği Brüksel’de patladı.
Görüşme öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, Hatay’daki terör saldırısını kastederek, Esad ile Erdoğan’ı kıyasladı ve ‘Reyhanlı’da ölen 51 kişinin katili Recep Tayyip Erdoğan’dır’ dedi. Bu sözlere çok sert tepki gösteren Avusturyalı siyasetçi, Kılıçdaroğlu’ndan sözlerini ‘düzeltmesini’ istedi. Bu yapılmayınca kendisiyle görüşmeyi reddetti ve kapıdan çevirdi.
Swoboda, “Sözlerinize açıklık getirin, doğrudan mukayese kastetmedik’ gibi bir açıklama yapın dedik. Anlaşmıştık. Ancak sonra bir danışmanı ‘Bunu yayınlayamayız.’ dedi. Ben de o zaman ‘Konuşacak bir şey yok’ karşılığını verdim” dedi.