Ana içeriğe atla

Kürt ruletinden Kürt fırsatına

Ortadoğu alabora olurken Türkiye yükselen Kürt kartıyla bölgede yeni bir denklem kurmaya çalışıyor. PKK, Suriye ve enerji hatları nedeniyle Erbil’le ilişkiler derinleşirken bunun bedeli Tahran ve Bağdat’ya yüksek gerilim olarak karşımıza çıkıyor.

Workers hang portraits of modern Turkey's founder Mustafa Kemal Ataturk (L), President Abdullah Gul (2nd L) and Prime Minister Tayyip Erdogan before a groundbreaking ceremony for the third Bosphorus bridge linking the European and Asian sides of Istanbul May 29, 2013. REUTERS/Murad Sezer (TURKEY - Tags: BUSINESS CONSTRUCTION POLITICS) - RTX1051J

Bir dönem Türk dış politikasının yıldızını parlatan ‘arabuluculuk rolü’ yerine Suriye krizinde ‘müdahaleci’ bir tutum benimseyerek ‘komşularla sıfır sorun’ politikasından ‘sıfır komşu’ çizgisine gerileyen Türkiye’nin elinde kalan tek teselli Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile geliştirilen ilişkiler oldu.

Her iki taraf da buna ‘stratejik ilişki’ demeye bayılıyor. Kuşkusuz ticaret hacminin yıllık 9 milyar doları gördüğü ilişkiler ‘stratejik derinlik’ görüntüsü verse de Ankara-Erbil hattındaki bahar havası son derece kırılgan ve konjonktürel.

Geçmişin izlerini taşıyan kuşkuları silmeye çalışsalar da tarafların birbirine karşı örtülü rezervleri hala duruyor. Bölgesel boyutlara ve diğer komşularla ilişkileri etkileme kapasitesine sahip olması nedeniyle Erbil’le ilişkiler yakından irdelenmeye değer. Çok değil Bağdat’ın öncelikli olduğu dönemde Kuzey Irak’la yeni ‘Güney Kürdistan’la ilişkileri tayin eden Kerkük ve Türkmen meselesiyken bugünlerde şimdi üç temel unsur öne çıkıyor:

- PKK ile barış süreci.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish