Türkiye'de Alevilerin sorunları nelerdir deyince, konunun ilgilileri hemen bir kaç spesifik sorunu arka arkaya sıralıyorlar: Alevilerin ibadet yerleri olan cemevlerinin yasal olarak tanınmaması; ilk ve orta okullarda öğretilen zorunlu din derslerinin Sünni İslam inancı üzerine kurulmuş olması; Türkiye'de din hizmetlerini yürüten devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığında sadece Sünni vatandaşlara hizmet verilmesi; Türkiye'de nüfuz cüzdanlarındaki din hanesinde sadece “İslam”, “Hristiyan” gibi ibarelerin yer alması ve “Aleviliğin” nüfuz cüzdanlarına kayıt edilememesi, ilk akla gelen sorunlar arasında yer alıyor.
Bir de tabi ki Alevilerin toplumsal ve kamusal hayatın her alanında karşılaştıkları “ayrımcılık” sorununu da bu listeye eklemek gerekir.
Hükumete ilişkin yolsuzluk iddiaları çerçevesinde internete sızan pek çok telefon görüşmesinden 4 Mart tarihli olanında Başbakan Erdoğan ve Adalet eski bakanı Sadullah Ergin arasında geçtiği iddia edilen konuşmada, Erdoğan'ın neden mahkemeden istenen sonucun elde edilemediğini sorgulaması üzerine, bakanın o mahkeme hakiminin “alevi” olduğunu belirtmesi dikkat çekiyor.
Yine aynı şekilde, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan iddialara göre, Aleviler memur alımlarında yazılı sınavı geçseler bile, üzerlerine konan “kırmızı” işaret nedeniyle sözlü sınavlarda eleniyorlar. Tabi bunlar da Alevilerin Türkiye'de yaygın bir ayrımcı uygulamayla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.