Filistin'in El Halil şehri yakınlarında İsrail plakalı bir aracı hedef alan 13 Nisan saldırısı, sivil yerleşimci olarak ailesiyle birlikte seyahat eden İsrailli bir askerin ölümüyle sonuçlandı. Bu saldırı, Filistinlilerin kontrol edilmesi zor, yeni bir silahlı eylem stratejisini yansıtıyor.
Mahmud Abbas'ın Filistin Yönetimi başkanı seçilmesinden bu yana güvenlik alanında kapsamlı ve sürekli bir eş güdüm söz konusu. Filistin-İsrail iş birliği, ABD askeri ve istihbarat birimlerinin de desteği ile İsrailli yerleşimcileri hedef alan örgütlü saldırı dalgasını önemli ölçüde kesti. Abbas yalnızca kendine bağlı El Fetih militanlarını dizginlemekle kalmadı. Yeni oluşturulan Filistin güvenlik ve istihbarat servisi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi gibi sol gruplardan tutun Hamas ve İslami Cihat gibi İslamcılara kadar tüm Filistinli grupların Batı Şeria’da tam bir gözetim altına alınmasını sağladı.
Bilinen tüm örgütlü gruplar, artık Batı Şeria'daki İsraillilere silahlı saldırı düzenlemeye çekiniyor ya da saldırıları engelleniyor. Ne var ki bu sıkı denetimin bireysel saldırıların önüne geçemediği anlaşılıyor. Bir yakınının öldürülmesine ya da İsrail tarafından hapsedilmesine kişisel kin besleyen pek çok Filistinli, fırsat yakaladıklarında İsraillilere karşı ferdi saldırılar düzenleyebiliyor.
Bir İsrail ordu sözcüsü, El Halil saldırısının tek başına hareket eden biri tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtti. Saldırının sorumluluğunu kimse üstlenmedi. Bilinen militanlar arasında da saldırının kendi örgütlerince yapılmış olabileceğine işaret eden herhangi bir söylenti yok.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.