Başta Britanya olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen müritlerin akın ettiği Kuzey Kıbrıs’ın Lefke kasabasındaki Nakşibendi dergâhıyla ilgili birçok kişiden duyduğum ortak tanım şuydu: ‘Aynı anda birçok dilin konuşulduğu BM’den farksız.’ Dergâhın şeyhi Şeyh Nazım Kıbrısi, 7 Mayıs 2014’te tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Lefkoşa’daki cenaze törenine KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan Özkan Yorgancıoğlu dâhil birçok hükümet üyesi, vatandaşlar ve müritleri katıldı. Naaşı, Lefke’de Osmanlı’dan kalma bir konak olan dergâhının bahçesine defnedildi.
92 yaşındaydı, uzun bir yolun yolcusuydu. Nüktedandı, laf ustasıydı; zekice espriler yapardı. Adalılara özgü rahatlık, kafasındaki sarığının ağırlığına rağmen onda da ziyadesiyle vardı. Espri konusu edilen çıkışlarıyla ve kehanetleriyle gündeme gelirdi. En son kerametini Mağusa surlarında sıkışan baykuşun çığlıklarını “Bu çığlıklar 7 başlı ejderhaya aittir, kıyamet alametidir” diyerek sergilemişti! 2010’da 69 gün yerin altında kalan Şilili 33 madenciden dördü kendini ziyaret ettiğinde onların kurtuluşunu yerin 700 metre altında ettiği kendi duasının gücüne bağlamıştı! Prens Charles'ı Müslüman ilan etmişti.
Bunun gibi çıkışları toplumun geri kalanında hep gülümsemeyle karşılandı, onun nüktedan kişiliğine verildi. Renkli, hoşgörülü, açık sözlü, geniş kişiliği ve yardımseverliğiyle onlarca ülkeden insanları kendine bağlarken bazıları için de meczuptu, gayri ciddiydi, küfürbazdı yani kendinden menkul bir şeyhti! Düşün dünyasındaki efsunlu halini, ‘Nazım Adil’ olan adına ilave ettiği isim manzumesine de yansıtmıştı: “Şeyh Muhammed Nazım Adil el Kıbrısi el Hakkani el Rabbani”.
Kıbrıs’ta barıştan yanaydı
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.