Geçtiğimiz günlerde Kuzey Ege’deki bir adaya dört Yunanlı ailenin gelip yerleşmesine ilişkin bir kaç haber çıktı Türkçe yayın yapan gazetelerde. Haberlere göre, Gökçeada’da uzun yıllar aradan sonra bir Rum ilkokulu açılıyordu ve bu okulun açılması Yunanistan’daki bazı ailelerin Türkiye’nin bu adasına (geri) gelmelerine yol açmıştı.
Aslında bu “küçük” haber Türkiye’nin oldukça derinlere işlemiş “azınlık politikaları” göz önüne alındığında oldukça büyük bir anlam ifade ediyor.
Bu haberlerde adı geçen Gökçeada ve Bozcaada, Yunanca adlarıyla Imbros ve Tenedos, bilinen bütün tarih boyunca ve 1960’lı yıllara kadar ezici çoğunluğunu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Rumların oluşturduğu adalardı. 60’lardan sonra Türkiye’nin izlediği bazı politikalar sonucunca adalardaki nüfus oranları bütünüyle değişime uğradı; etnik olarak Rum olanların sayıları yüzlü rakamlara düşerken, Türk kökenlilerin rakamları on binlere ulaştı.
Yunanistan ve Kıbrıs’ta Türk azınlık ne zaman bir zulme uğramış veya Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler gerginleşmişse, bunun bedelini Türkiye’de yaşayan Rumlar ödemiştir. Üzerinde Rumların ağırlıklı olarak yaşadıkları Gökçeada ve Bozcaada’nın Türkiye’nin Rum vatandaşlarına yönelik politikalarından en fazla etkilenen yerleşim birimleri olduğu söylenebilir.
Gökçeada ve Bozcaada’nın tarihi, kültürel yapısı ve adayı terk etmek zorunda kalan Rumların durumlarını inceleyen Avrupa Parlamentosu raportörü Andreas Gross 2008 yılında kapsamlı bir rapor hazırlayıp kamuoyuna sunmuştu. Gross’un raporunun en çarpıcı bölümlerinden bir tanesi de, Rumların adaları nasıl terk etmeye zorlandıklarını anlattığı kısımdı. Gross’a göre Türkiye’de 1960 yılında gerçekleşen askeri darbeden sonra adadaki Rumların durumu dramatik bir şekilde kötüleşmişti. 1964’de Kıbrıs’ta Türk ve Rumların çatışmalarına paralel olarak Gökçeada ve Bozcaada’daki Rum okulları kapatıldı. Rumların ekim yaptığı tarım arazilerinin büyük kısmı kamulaştırıldı. Gökçeada’ya inşa edilen “açık cezaevi” ve buradaki mahkûmların Rumları hedef alan pek çok suç işlemeleri, Rumların adayı terk etmelerinde önemli roller oynadı. Gross raporunda mahkûmların Rumları hedef alması karşısında yetkililerin etkili tedbirler almadığından söz etse de, son yıllarda ortaya çıkan bazı belgeler aslında bütün bunların birer devlet politikası olduğunu gösteriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.