Bayrak her ülkede özel bir anlama sahiptir. Ama Türkiye’de bayrak konusundaki duyarlılık o denli yoğundur ki, Türk bayrağına hakaret ettiği kabul edilen bir kişi kolayca ölümle yüz yüze gelebilir. Başka ülkeleri protesto ederken göstericilerin sıklıkla o ülkelerin bayraklarını yakabildikleri Türkiye’de, söz konusu olan Türk bayrağı olduğunda dokunulamaz bir tabu ortaya çıkıyor.
Türkiye tarihinin yakın geçmişi bayrağa hakaret ettiği kabul edilen kişilerin karşı karşıya kaldığı trajik saldırılarla doludur. İlk akla gelenlerden bir tanesi 1996 yılında Kıbrısta bir cenaze törenine katılan Solomos Solomou’nun tampon bölgede bulunan Türk bayrağını indirmek için bayrak direğine tırmanırken açılan ateş sonucu vücuduna isabet eden beş kurşunla hayatını kaybetmesi oluyor. Eğer benzeri olaylar Türkiye’nin kendi içinde de yaşanmasa Solomou’nun dramatik ölümü, Türk Yunan düşmanlığı tarihsel parantezinin içindeki yalıtılmış bir olay olarak okunabilirdi.
Yine 1996 yılında bu defa Ankara’da Kürt partisi HADEP’in kurultayı sırasında yüzleri maskeli kişiler asılı olduğu yere çıkarak Türk bayrağını indirdiler. Bu kurultaya katıldıktan sonra Maraştaki evlerine dönen üç kişi vurularak öldürüldü. Bütün ülke çapında bayrak mitingleri yapıldı.
2005 yılı Nevruzunda Mersin’de 12 yaşındaki bir çocuğun Türk bayrağını yakması bütün ülke çapında protestolara neden oldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.