Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Suriyeli patronları

Mahamet, a 17-year-old Syrian boy from Azaz, waits for customers in front of the jewellery shop where he works as a translator in Kilis on the Turkish-Syrian border March 18, 2014. The busy market district of Kilis in southeast Turkey is full of Syrian refugee children, repairing household goods, serving baklava and selling jewellery to become the main breadwinner of their families because their parents struggle to find jobs. The civil war in neighbouring Syria has killed more than 140,000 people and driven

Suriye ile 877 kilometre uzunluğundaki kara sınırının geçiş verdiği her noktadan Türkiye’ye sığınanların sayısı 800 bine yaklaştı. Suriyelilerin yaklaşık 250 bini kamplara yerleştirilirken, geri kalanların bir kısmı Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis’teki akrabalarının yanına yerleştirildi, maddi durumu uygun olanlar sınır illerinde ev kiraladı, kalanlar da Türkiye’nin büyük şehirlerine dağıldı.

Suriyeli sığınmacılar hayatta kalabilmek için yapabildiklerin her işe saldırıyor. Çöp toplayanlar da var, inşaatlarda ve küçük işletmelerde kayıt dışı çalışanlar ve büyükşehirlerde dilencilik yapanlara da. Çalışma izni olmayan Suriyeli işçilere 759 lira, kaçak çalıştıranlara da her bir işçi için 7 bin 612 lira ceza uygulanması gerekiyor.

Ama bu yasağı dikkate alan yok. Zaten kağıt üzerindeki hükmün uygulaması pek sıkı denetlenmiyor. Çünkü Türkiye’ye sığınan Suriyelilere iş olanağı yaratılmasına sıcak bakılıyor. Hatta kamplarda kalanlara acil ihtiyaçları için sembolik maaş ödeniyor, sağlık hizmetleri devlet tarafından karşılanıyor.

Tüm zorluklara karşın her koşul kendi fırsatını içinde barındırıyor. Savaşın yarattığı yıkım, yokluk, kıtlık yüzünden temel gıda maddelerine duyulan acil ihtiyaç artarken Suriyelilerin Türkiye’de çok sayıda şirket kurmaya başladıkları dikkat çekiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish