Türkiye’nin İslam Devleti’ni (IS) yok etmek üzere Batı İttifakı tarafından oluşturulan koalisyonun en güçsüz, en gönülsüz ve en utangaç üyesi olacağını, Ankara’nın verdiği ilk reaksiyonlara, sahadaki duruma ve AKP iktidarının ideolojik ve politik zaaflarına bakarak öngörmek mümkün.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 4-5 Eylül tarihlerinde Galler’de toplanan NATO zirvesinde yaptığı açıklamada kendi ülkesinin yanı sıra Büyük Britanya, Fransa, Almanya, Kanada, Avustralya, Türkiye, İtalya, Polonya ve Danimarka’dan oluşan koalisyonun, 16 Eylül’de New York’ta toplanacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na, somut planlarla ve bölge güçlerinden daha büyük bir destek sağlamış olarak gelmesini arzuladığını ifade etti.
Türkiye bu listedeki tek İslam ülkesi ve aynı zamanda kriz bölgesi Irak-Suriye ile sınırı olan tek ülke. Bu iki istisnanın Türkiye’ye bu koalisyonda bazı meşru muafiyetlere sahip olma hakkını vereceği ileri sürülebilir. Ancak, bu ilk işaretler bu muafiyet arayışlarının müttefikler arasındaki ilişkilerde ciddi görüş ayrılıkları doğurabileceğini de gösterir nitelikte.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyetinin NATO zirvesinin paralelinde Amerikalı muhataplarıyla yaptıkları ikili ve heyetler arası görüşmelerden Türk basınına yansıyanlar, söz konusu koalisyon bağlamında bir Türkiye-ABD uyumu sağlanmasının karşısındaki güçlükleri gözler önüne seriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.