Ana içeriğe atla

Not zamanı yaklaştı, kavga başladı

Fitch’in 3 Ekim’de, Moody’s’in 5 Aralık’ta Türkiye raporlarını yayınlaması bekleniyor. Not indirimi ihtimali piyasaları dalgalandırırken, hem cumhurbaşkanı hem de başbakandan iki kuruluşa “anlaşmayı iptal ederiz” tehdidi geldi.

Turkey's Deputy Prime Minister Ali Babacan makes a speech during the Istanbul Finance Summit in Istanbul Septemer 16, 2014. Turkey stepped up its criticism of credit rating agencies on Tuesday, with President Tayyip Erdogan warning it could cut ties with Moody's and Fitch and his prime minister saying the country did not have the ratings it deserves. Deputy Prime Minister Babacan, who is responsible for overseeing the economy, joined the chorus, telling a finance conference in Istanbul that objective evalua

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye notlarını açıklama zamanı yaklaşırken, Çankaya ve Hükümetten ardı ardına tepkiler gelmeye başladı.

Tepkilerin fitilini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ateşledi. Erdoğan, Katar gezisi dönüşü uçakta Fitch ve Moody’s’i uyardı: “Türkiye’nin önünde herhangi bir ekonomik risk söz konusu değil. Bunlar bu açıklamaları siyasi yapıyor. Bu açıklamaların ekonomik bir temeli, bilimsel bir temeli yoktur. Bunu geçmişte de yaptılar. S&P ile ilişkiyi kestim. Bunlar tavırlarını böyle sürdürürlerse Başbakana söylerim: ‘Bunlarla da ilişkiyi kes. Bize bunlar bir şey kazandırmış değil.’ Bunlarla gelmedik buraya. Bunların perde arkasında neler olduğunun sizler de benim gibi farkındasınızdır.”

Cumhurbaşkanı’ndan sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan eleştiri geldi: “Kredi kuruluşları yanlış yorumlar yapıyorlar. En ufak gerginlikte mesaj veriyorlar. Piyasaları yanlış yönlendirmeyen, objektif değerlendirme yapmalarını bekliyoruz. Manipülatif haberlere dayalı olarak kriz beklentisi yaratacak olurlarsa Türkiye buna sessiz kalamaz.”

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ise şunları söyledi: “Bu kuruluşlar 2-3 kişilik ekiple Türkiye’nin nabzını tutmaya çalışıyorlar. Öte yandan Türkiye’ye milyarlarca dolar yatırım yapan çok sayıda yatırımcı var. Çoğunun zaten kendi değerlendirme ekipleri var. 10 kişi araziye geliyorlar, yüzlerce kişiyle görüşüyorlar. Ülkeyi derinlemesine kavrıyorlar. Ondan sonra yatırım kararını veriyorlar. Dolayısıyla bizim bu kuruluşlardan beklentimiz, daha geniş ekiplerle ve daha derinlemesine analizlerle Türkiye’nin gerçeklerini öğrenip kredi notlarını vermeleri.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish