Şii toplumundaki dinsel uyum, Sünnilere kıyasla çok daha fazladır. Bu durum, Sünni dini otoriteler için bir dizi soruya yol açıyor. Irak’ın radikal Sünni saldırılara karşı savunulmasına dair Ali Sistani’nin verdiği fetvaya Irak’ın önde gelen Sünni din adamı Şeyh Ahmet El Kabisi’nin tepkisi de bunu yansıtıyor: “Şiilerde emir veren ve itaat edilen güçlü bir otorite var. Ancak Sünnilerin benzer bir liderliği veya otoritesi yok ve olmayacak.”
Şiilikte din kurumu, hiçbir zaman Vatikan’daki Katolik Kilisesi’ne benzer bir ruhban sistemine sahip olmadı. Ancak tabanla güçlü bağları vardır ve tek bir fetvayla milyonları harekete geçirebilir. Şii liderliği, tabanı üzerindeki bu toplumsal ve ruhani gücü sayesinde Şii toplumunda önemli bir tarihsel rol oynamıştır.
Şii din adamlarının bölgenin modern tarihinde oynadığı önemli toplumsal rollerin pek çok örneği var: Seyyit Hasan El Şirazi, (1814-1896) 1891’de verdiği fetvayla İran Krallığı ile Büyük Britanya arasındaki en büyük ticaret anlaşmalarından birinin bozulmasına neden oldu. İran’da 1905-1907 arasında yaşanan anayasal devrimde de Şii otoriteler belirleyici rol oynadı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Irak’ı işgal eden İngilizlere karşı tüm Irak halkı ayaklandı ve 1920 Büyük Irak Devrimi yaşandı. Bugünkü Irak’ta da Sistani liderliğinde pek çok örnek söz konusu.
Modern çağın tüm toplumsal dönüşümlerine rağmen Şii otoriteler, dünyadaki Şii toplumları üzerinde hâlen geniş bir toplumsal güce sahip. Bu da Şiileri İslam’ın diğer mezheplerine kıyasla çok daha güçlü ve uyumlu kılıyor. Peki, bu güç nereden geliyor, nasıl uygulanıyor ve dini otoriteler takipçileriyle nasıl iletişim kuruyor?
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.