Sendikasız ve “ispiyoncu” işçi modeli
Türkiye’de sendikalaşma oranı 11 yılda yüzde 57.5’ten yüzde 9.6’ya indi. Yeni sendikaların yaşaması imkânsız hale getirildi. Sendikal hareket can çekişirken, işçilerin işverenleri şikâyet etmesi için “ihbar hattı” kurulacağı bildirildi.
Türkiye’de işçi sınıfı yeniden şekillendiriliyor. Sendikasız, savunmasız, ispiyoncu bir işçi sınıfı oluşturulması için zemin hazırlanıyor. Birçok işkolunda; sağlık ve belediye hizmetlerinde bile işçilerin sendikasız çalıştırıldığı taşeronluk sistemi yaygınlaştırılıyor.
Ermenek’teki faciada acı bir şekilde can veren 18 madenci de sendikasızdı. Çünkü özellikle küçük işyerlerinde çalışanların sendikaya kaydolmasına izin verilmiyor. Sendikalı olmak isteyenler kolaylıkla işten çıkarılıyor.
Çıkarılan son torba yasada sendikalarla ilgili bir düzenleme mevcut. Bu düzenleme ile mevcut sendikaların sözleşme yapabilmeleri için işkolu barajı yüzde 3’ten yüzde 1’e indirildi. Ancak yeni kurulacak sendikalar için baraj yüzde 3 olarak belirlendi.
Bu eski sendikaların “tekelleşmesini” sağlayacak bir düzenleme. Çünkü eski ve örgütlü sendikalar bile bir iş kolunda yüzde 1’lik üye oranını elde etmekte zorlanırken, yeni sendikaların yüzde 3’ü bulacak kadar üye kaydetmesi neredeyse imkânsız. Bu düzenleme ile Hükümet sözde eski sendikalara “torpil” yapmış oldu. Ama Hükümetin yıllardır “taşeronlaşmayı” teşvik etmesi nedeniyle eski sendikalar da yüzde 1’lik barajı yakalamakta zorluk çekiyor.