Türkiye, Mısır’dan sonra Libya’yı da kaybetme sürecinde. Kuzey Afrika ve Sahra Afrikası’na iniş yolları, giderek kapanıyor.
Arap Baharı, Libya’ya sıçrayınca, Muammer Kaddafi için de çanlar çalmaya başlamıştı. NATO’nun Libya operasyonu gündeme geldiğinde, NATO üyesi Türkiye’nin, o dönemdeki Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “NATO’nun Libya’da ne işi var?” sözleri, hâlâ hafızalarda. Ama Erdoğan, hızla değişti. Bir anda, görkemli bir törenle, “Kaddafi Uluslararası İnsan Hakları Ödülünü” elinden aldığı Muammer Kaddafi’nin muhaliflerine kucak açan, NATO operasyonuna destek veren, en istekli lider oldu.
Kaddafi’ye karşı yürütülen mücadelede, yüzlerce yaralı isyancı, gemilerle Türkiye’ye getirilerek tedavi edildi. Libya’daki geçiş yönetiminin liderleri, en başta Mustafa Abdülcelil, Ankara’da kabul gördü, ağırlandı. İsyancılara, her türlü desteği veren, milyonlarca dolar, parasal katkı sağlayan Türkiye, şimdi Libya’dan dışlanmış durumda, istenmeyen ülke konumunda.
1972’den bu yana, Libya-Türkiye ilişkileri inişli çıkışlı oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunda, savaş uçaklarının yedek parçalarından akaryakıtına kadar, Türk Ordusu’na en büyük destek Libya’dan gelmişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.