Ana içeriğe atla

İsrail’in korkusu: ABD-İran yakınlaşması

Mısır, Suudi Arabistan ve İsrail’deki yetkililer ABD’nin Orta Doğu’daki geleneksel ittifaklarının yerine ılımlı bir İran’ı koymak istediği kaygısını taşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

U.S. President Barack Obama and Israel's Prime Minister Benjamin Netanyahu walk away after a news conference at the Prime Minister's residence in Jerusalem, March 20, 2013. Making his first official visit to Israel, Obama pledged on Wednesday unwavering commitment to the security of the Jewish State where concern over a nuclear-armed Iran has clouded bilateral relations.        REUTERS/Larry Downing  (JERUSALEM - Tags: POLITICS) - RTR3F8TR
ABD Başkanı Barack Obama ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu Kudüs’te Başbakanlık Konutu’nda düzenledikleri basın toplantısından ayrılırken, 20 Mart 2013 — REUTERS/Larry Downing

Barack Obama yönetimi ile Benjamin Netanyahu hükümeti arasında yaşanan aleni çatışma – ki buna iki liderin kişisel çatışması da dâhil – iki boyuta sahip: görünen boyut ve örtülü boyut.

Çatışmanın açığa çıkmış boyutuna her gün tanıklık ediyoruz. Gün geçmiyor ki ikili ilişkilerde yeni bir kırmızı çizgi aşılmasın. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest 18 Şubat’taki medya brifinginde ABD’nin İran nükleer müzakerelerine ilişkin İsrail’le istişareye devam ettiğini, ancak sızdırılan bilgilerin müzakerelerin başarı şansını etkilemesinden kaygı duyduğunu belirtti. Sözcü “İsrail’in bizim müzakere pozisyonumuza dair söylediği bazı şeylerin doğru olmadığı açık.” ifadesini kullandı. Earnest ayrıca ABD’nin müzakerelerde görüşülen hususların bağlam dışına çıkarılmayacağından veya çarpıtılmayacağından emin olmak istediğini kaydetti.

Böyle bir olay tarihte görülmüş değil. Bu hafta görüştüğüm üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisinin değerlendirmesi şöyle oldu: “Bu durumu andıran tek olay olarak Pollard olayını hatırlıyorum. Ama o olayda Amerikalılar en mahrem noktalarında bir ajan yakalamıştı ve dolayısıyla patırtının haklı bir gerekçesi vardı. Bugün ise işler bu kadar hassas bir kavşaktayken İsrail’e güvenmediklerini açıkça gösteriyorlar. Yani bir bakıma İsrail’i yıllardır şeref konuğu olarak ağırladıkları lüks misafir odasından kapı dışı ediyorlar ve bunu kameraların önünde yapıyorlar. Dudak uçuklatıcı demek bile durumu tarif etmekte yetersiz kalır.”

Perde arkasında ise daha örtük bir çatışma yaşanıyor. Bunun bir tarafında ABD, diğer tarafında ise İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan gibi bugüne dek “Amerika’nın Orta Doğu’daki müttefikleri” olarak anılan ülkeler var. Çatışma sessiz, kontrollü ve belki de sadece ima yoluyla yaşanıyor ama kolayca tutuşup patlayabilecek bir temele sahip. Adı geçen ülkelerdeki birçok kaynak, ABD’nin Orta Doğu’daki müttefiklerini değiştirmeye hazırlık yaptığını düşünüyor. Yani Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail gidecek; yerlerine İran gelecek.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish