Ana içeriğe atla

Anbar’dan kaçan Sünniler mezhepçi husumetle karşı karşıya

Irak’taki savaşlar ve 2003’ten sonra izlenen politikalar halka mezhepsel sınırlar dayattı ve bu sınırlar insani kriz zamanlarında bile kolay aşılamıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Displaced Sunni people, who fled the violence in province of Anbar, settle at a mosque in Baghdad, April 19, 2015. More than 90,000 people have fled their homes in Iraq's western province of Anbar where Islamic State militants have been gaining ground over the past week, the United Nations said on Sunday. REUTERS/Stringer - RTR4XXH0
Anbar’daki şiddetten kaçan insanlar Bağdat’taki bir camide dinlenirken, 19 Nisan 2015 — REUTERS

Irak ordusu ile İslam Devleti (İD) arasındaki çatışmalarla birlikte çoğu Sünni binlerce insan Anbar vilayetini terk etti. Birlemiş Milletler’in 19 Nisan tarihli açıklamasında 90 binden fazla insanın Irak’ın batısında bulunan Anbar’dan kaçarak Bağdat’a ve Şii yoğunluklu iç ve güney kesimlere gittiği bildirildi.

Bu büyük göç dalgası ve onunla birlikte ortaya çıkan insani kriz -- barınak, yiyecek ve su sıkıntısı – mezhep temelli yerinden edilme sorununu gündeme getirdi. Daha önceki göçler keskin mezhepsel çizgiler içinde yaşanmış, Şiiler Şii bölgelerine, Sünniler de Sünni bölgelerine kaçmıştı.

Örneğin Irak Kürdistanı’na girişte uygulanan güvenlik önlemleri gereği buralara gelen Araplar, yerel yetkililerce iyi tanınan ve yerinden edilen kişinin bir nevi garantörü olacak ‘kefil’den yoksunsa Kürt bölgelerine giremiyor.

Güvenlik güçleri ile El Kaide arasında 2004’te yaşanan çatışmaların tetiklediği iç göç ve kaçış dalgalarında da mezhepsel bir boyut vardı. Pek çok Şii, Irak’ın Sünni yoğunluklu batı ve kuzey bölgelerinden kaçarak Şiilerin çoğunlukta olduğu iç ve güney bölgelere göç etmişti.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish