ERİVAN, Ermenistan — Ağrı Dağı’nın kar kaplı zirvesi ufukta görünmese ya da sokaktan Lada marka araçların hırıltılı sesi gelmese Lahmacun Restoran’a yolu düşenler kendilerini Halep’te sanabilir. Hummalı bir şekilde hamurların üzerine kıyma döşeyen üstü unlu aşçılar, aralarında konuşurken küfürlü Arapça sözcükler kullanıyorlar. Müşterilerini Orta Doğu’ya özgü aşırı nezaketle karşılıyor ve arada sadece televizyondaki haberlere göz atmak için duraksıyorlar.
Suriye’deki iç savaşın vahim bir yön aldığı 2012’nin ortalarında ticari başkent Halep’ten kaçan Gaidzas Cabakcunian, sevgili memleketinde işlettiği restoranı Erivan’da yeniden yaratmak için elinden geleni yapmış.
Cabakcunian şu an büyük ölçüde yıkılan Halep Kalesi’nin duvardaki resmine özlemle bakarak “Bu mekân bize Halep’i hatırlatıyor. Hayat orada güzeldi, işler burada da iyi gitsin istiyoruz.” diyor.
Halep ve kentin tarihi anıtları, Cabakcunian şehri terk ettikten sonra kâh hükümetin varil bombaları kâh isyancıların top ateşiyle harap oldu. Cabakcunian, Kafkas dağlarında denize kıyısı olmayan bu küçük ülkeye gönülsüzce sığınan 16 bin Suriyeli Ermeni’den biri.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.