Ana içeriğe atla

Rusya Esad konusunda geri adım atmıyor

Moskova İslam Devleti’yle mücadelede en iyi seçenek olarak Suriye hükümetini görüyor. ABD’li liderler Papa Francis’in mültecilere “somut umut” verme çağrısını destekliyor. Netanyahu’nun mültecilere dair söylemi icraatıyla bağdaşmıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RTX1O9DF.jpg
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağdan ikinci) Moskova’da Heysem Manna (solda) ve Suriye muhalefetinin diğer temsilcileriyle görüşürken, 14 Ağustos 2015 — REUTERS/Maxim Zmeyev

Rusya’nın Suriye’ye desteği artıyor

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’a 5 Eylül’de yaptığı uyarıda Suriye’deki askeri varlığını artıran Rusya’nın “savaşı daha da tırmandırabileceği”, hatta ABD önderliğindeki koalisyon güçleriyle çatışma riskine yol açabileceğini belirtti.

Moskova’nın Şam’a verdiği desteği artırması, iç savaşın başladığı 2011’den bu yana izlediği son derece tutarlı yaklaşımın yeni bir tezahürü. Rusya için Cumhurbaşkanı Beşar Esad ya da daha doğrusu Suriye hükümeti, Rusya’yı da doğrudan tehdit eden terörist örgütlerin bertaraf edilmesinde asli öneme sahip.

BM ve Arap Birliği’nin eski ortak Suriye temsilcisi Lakhdar Brahimi geçen sene Al-Monitor’a şöyle konuşmuştu: “Bana göre Rusya’nın analizi baştan beri doğruydu ama herkes bunu bir analiz olarak değil, bir tutum olarak gördü. Ruslar Suriye’nin Mısır ve Tunus’a benzemediğini, Suriye Cumhurbaşkanı’nın iki üç haftada düşmeyeceğini söylüyordu. İnsanlar bunu bir analiz olarak değil bir tutumun, ‘Bu rejimi destekleyeceğiz.’ tutumunun ifadesi olarak algıladı. (…) Ruslara o zaman kulak verilseydi, gidip onlarla konuşulsaydı, ‘Belli ki Suriye’yi herkesten daha iyi biliyorsunuz. Suriye’nin sorunlarını çözmesine nasıl yardımcı olabiliriz? Oturup konuşalım.’ denseydi işler bugün belki farklı olurdu. Ancak böyle olmadı.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish