Ana içeriğe atla

Türkiye’nin geri tepen Irak hamlesi

Türkiye’nin Musul yakınlarına gönderdiği askeri birlik güçlü tepkilerle karşılanırken Rusya-Türkiye krizi iyice derinleşiyor. Kürtler için “demokratik Türkiye” şu an için “gerçekçi bir beklenti” değil. KBY’nin Türkiye’yle aynı safta ter alması Barzani’yi zorluyor. Rusya Suriye muhalefetine ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’a tepkili. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Riot police stand in front of protesters during a demonstration against Turkish military deployment in Iraq, in Najaf, Iraq, December 12, 2015. REUTERS/Alaa Al-Marjani - RTX1YDSC
Türkiye’nin Irak’a yaptığı askeri sevkiyata karşı Necef’te düzenlenen protestoda göstericilerin önünde duran çevik kuvvet polisleri, 12 Aralık 2015 — REUTERS/Alaa Al-Marjani

Türkiye’nin çok da gizli olmayan gündemi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye, 3 Aralık’ta Musul yakınlarındaki Başika’ya asker göndererek yine kendi yarattığı bir krizin içine düştü. İki hafta önce bu sütunda 24 Kasım’da bir Rus savaş uçağını düşüren Türkiye’nin hiç olmadığı kadar yalnızlaştığı yazılmıştı. Ancak anlaşılan o ki köşeye sıkışan Erdoğan durumunu daha da zorlaştırmaktan kendini alıkoyamıyor. İslam Devleti (İD) ile mücadelede Iraklı güçlerle Kürt Peşmerge birliklerini eğitmek amacıyla Beşika’daki askeri kampa gönderilen 400 asker ve 25 tank Bağdat hükümeti tarafından “eğitimin” ötesine geçen bir sevkiyat olarak yorumlandı.

Semih İdiz’e göre Erdoğan bu hamleyle “Musul ve Musul civarında bir Sünni nüfuz alanı oluşturma” teşebbüsünde bulundu. Metin Gürcan da Türkiye’nin “Musul’un geleceği konusunda masadaki ana aktörlerden biri” olmak, bunun yanı sıra İran etkisini dengelemek istediğine dikkat çekiyor ve bir diğer amacı şöyle anlatıyor: “Türkiye PKK’nin hem Irak hem de Suriye’deki kazanımlarından aşırı derecede rahatsız. Türkiye, Suriye’deki PYD güçleri ile Irak’taki PKK güçleri arasında köprü vazifesi gören Şengal bölgesini güneyden domine eden bu bölgeyi askeri anlamda elinde tutarak Irak’taki PKK’nin Suriye’deki PYD ile öncelikle bağını zayıflatmak hatta imkân bulabilirse bu bağı kopartmak istiyor.”

Türkiye’nin bu hareketi, hem Irak hükümetince resmi düzeyde protesto edildi hem Şii parti ve milislerin öncülüğünde bir dizi kınama ve gösteriye yol açtı. Irak’ın en etkili Şii din adamı Ali Sistani de tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Fehim Taştekin’e göre “Irak’ta siyasi aktörler içinde artan oranda Musul’un düşmesi dâhil İD’in palazlanmasından Türkiye’nin izlediği politikalar sorumlu tutuluyor.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish