Erdoğan Musul konusunda geri adım atmıyor
Türkiye’nin Musul talebi hem Irak’a hem ABD’yle İran’a meydan okuma olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli Kürtlere ilişkin sözleri nedeniyle Hillary Clinton a “siyasi acemi” diyor. Aşırı milliyetçi Perinçek Grubu güvenlik birimlerinde etkinlik kazanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Erdoğan’dan Ebadi’ye: “Benim seviyemde değilsin”
Irak’tan bildiren Wassim Bassem, Musul’u İslam Devleti’nden (İD) kurtarma harekâtının arifesinde Türkmen grupların Musul’un batısındaki Telafer ilçesinde bağımsız vilayet kurma taleplerinin giderek yoğunlaştığını aktarıyor.
Türkmen grupların yanı sıra Hristiyanlar ve Ezidiler de Ninova vilayetinde kendilerine ait özerk bölgeler talep ediyor. Bassem şöyle yazıyor: “Gerek Türkmenler, Kürtler veya Araplar gerekse Şii veya Sünniler tarafından dile getirilsin bu projelerin hepsi etnik veya dini temellere dayanıyor. Kimilerine göre söz konusu bölgelerin haziran 2004’te İslam Devleti (İD) tarafından alınmasından sonra azınlıkların maruz kaldığı bunca katliam ve göçe yol açan mezhepsel, dini ve etnik problemler ancak bu yoldan çözülebilir. Kimilerine göre ise bu öneriler ülkeyi iyice bölgesel derebeylikler şeklinde bölecek, barış ihtimalini ortadan kaldırarak güç ve nüfuz için yeni çatışmalara yol açacak.”
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 2 Ekim’deki açıklamasında konuyu mezhepsel ve milliyetçi bir çerçeveye oturtarak “Musul’un DAEŞ’ten kurtarılmasından sonra burada sadece Sünni Araplar, Türkmenler ve Sünni Kürtler kalmalı.” dedi. Erdoğan’ın bu yaklaşımı, İD’e karşı belki de en belirleyici harekâtlardan birinin arifesinde Bağdat’la krize neden oldu ve Türkiye’nin hem İran’la hem ABD’yle ilişkilerini iyice gerdi.