Avrupa-Türkiye arasında yeni kriz: Casus İmamlar
Hollanda’da başlayan casus imamlar krizi Almanya ve Avusturya’ya sıçradı. Diyanet İşleri Başkanlığı tırmanan gerilim ve büyüyen tepkiler üzerine istihbaratçı din ataşelerini ve imamları geri çekmek zorunda kaldı.
AKP hükümetleri döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı’na (DİB) bütçeden ayrılan pay her yıl katlanarak arttı. 2017 yılında da 11 bakanlığı geride bıraktı. DİB’in istatistiklerine göre, halen Türkiye genelinde 86 bin 764 cami bulunuyor. 117 bine ulaşan personel sayısı, sahip olduğu parasal olanaklar, vakıflar, yayın ve eğitim kurumlarıyla DİB devlet içinde devlet gibi.
15 Temmuz 2016’daki darbe gecesinde imamlar, DİB’in talimatıyla camilerden okudukları selâlarla halkı sokağa çıkmaya, darbecilere karşı direnmeye çağırdı. Ancak DİB, şu anda çok farklı bir gelişmeyle gündemde: Casus İmamlar.
Casus imamlar önce Hollanda, ardından da Almanya ve Avusturya ile Türkiye arasında diplomatik krize, gerginliğe neden oldu. Almanya’da, dört Türk imamın evlerine 15 Şubat 2017’de yapılan polis baskınıyla kriz daha da büyüdü.
15 Temmuz darbe teşebbüsünü araştırmak üzere kurulan TBMM Darbe Soruşturma Komisyonu’na gönderilen raporda yurt dışında DİB’e bağlı imamlarının gönderdiği istihbarat bilgilerine yer verildi. Gülen Cemaati’ne yönelik olarak DİB imamlarının 38 ülkede topladıkları istihbaratlar rapor haline getirildi.