Ana içeriğe atla

Trump’ın Orta Doğu’da bir Rusya kartı var mı?

ABD Başkanı Donald Trump Suudi Arabistan’la yeni bir ortaklık ilişkisi başlatsa da Orta Doğu’daki sorunların nihai çözümü hâlâ Rusya ve İran’a bağlı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Saudi Arabia's King Salman bin Abdulaziz Al Saud (2-L) welcomes U.S. President Donald Trump (L) and first lady Melania Trump as they arrive aboard Air Force One at King Khalid International Airport in Riyadh, Saudi Arabia May 20, 2017. REUTERS/Jonathan Ernst - RTX36OP5
Riyad Kral Halid Uluslararası Havaalanı’na Air Force One uçağıyla gelen ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump Suudi Kralı Selman Bin Abdülaziz Suud (soldan ikinci) tarafından kırmızı halıda karşılanırken, 20 Mayıs 2017 — REUTERS/Jonathan Ernst

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinin ilk gününde yaşananlar Suudilerin beklentilerini bile aşmış olmalı. ABD ve Suudi Arabistan 20 Mayıs’ta 110 milyar dolarlık bir silah anlaşması yaptı ki bu önümüzdeki 10 yılda 350 milyar dolara çıkabilecek. Ayrıca Suudilerin ABD’de altyapı projelerine 40 milyar dolar yatırım yapacağı ve iki taraf arasında bölgede yeni bir ortaklığın başladığı açıklandı. Trump, 21 Mayıs’ta yapacağı konuşmada ise “terörle ilgili artan kaygılara, radikalleşmenin yaygınlaşmasına ve İran’ın her ikisinin finansmanında oynadığı role” değineceğini belirtti. Trump, ayrıca ABD’nin bölgesel ortaklarına “bölgede terörle mücadelede daha fazla sorumluluk alma, daha etkin bir rol oynama” çağrısı yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Suudi mevkidaşı Adil El Cubeyr, düzenledikleri basın toplantısında İran konusunda uyum içinde görünüyordu. Tillerson silah anlaşmasını “İran’ın habis etkisi” ile baş etmenin bir yolu olarak tanımladı. Bakan, Yemen konusunda önceliği siyasi çözüme verse de Suudi Arabistan’ın İran destekli silahlı Husi gruplarına askeri baskı uygulamasına destek ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Yemen’de kanalizasyon ve elektrik altyapısının gördüğü “muazzam tahribat” sonucunda su şebekesi kirlendi ve ülke şu an görülmemiş bir hızla yayılan kolera salgınıyla karşı karşıya.

Trump, gezisinin Kudüs ayağında da Körfez ülkeleriyle İsrail’in ortak kaygısı olan İran konusunu gündemde tutacak. Ben Caspit, martta Al-Monitor’da şöyle yazmıştı: “İsrail Hizbullah’la ilgili kırmızı çizgilerini büyük bir titizlikle korumaya kararlı. Güç dengesini sarsacak silahların Hizbullah’a ulaşmasını engellemek için İsrail ne gerekiyorsa yapacak.”

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Trump bölgeye yönelik planlarında elinde sessizce Rusya kartını tutuyor mu ya da böyle bir kartı olmalı mı? Trump’ın bölgeye yaptığı ziyaret, ABD’nin İran’a baskı uygulamak üzere İsrail’in yanı sıra Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi geleneksel Sünni müttefiklerine taahhütlerini teyit edip ilişkileri güçlendirdiği, bir İsrail-Filistin barış anlaşmasına destek verdiği, bu arada bölgesel çatışmalara diplomatik çözüm çabalarında İran, Suriye ve Hizbullah’ı kapsayan Şii “direniş ekseni” konusunda öncü rolünü Rusya’ya bıraktığı bir sürecin işareti olabilir.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish