İnsan Hakları Derneği 30 yıldır Türkiye’de özellikle işkence yasağı konusunda çalışan bir örgüt. Kürt illerinde polislerin yaptığı işkencelere yönelik sayısız dava açtı. Derneğe nisan ayının son haftası yapılan bir başvuru ise diğerlerinden çok farklıydı. Başvurunun sahibi bu kez polislerdi. Polislerin aileleri ve avukatları İnsan Hakları Derneği’ne mail ve sosyal medya hesapları üzerinden başvurarak polislerin işkence gördüğü iddiasında bulunuyorlardı.
26 Nisan günü Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Emniyet teşkilatına yönelik en kapsamlı operasyon gerçekleştirilmişti. Dokuz bin polis açığa alınırken, binin üzerinde polis, öğretmen ve kamu çalışanı da gözaltına alınmıştı. İşkence başvurusunda bulunanlar da bu son operasyonda gözaltına alınanlardı.
İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, 26 Nisan operasyonunda işkence gördüğünü söyleyen birinin başvurusunu anlatıyor. Bu başvuru sadece adı kendi isteği üzerine gizli tutulan mağdurun değil kendisiyle beraber aynı yerde gözaltında tutulanların neler yaşadığını da anlatır nitelikte. Burada anlatılanlar ayrıca sorgu tutanaklarına da geçtiği için şu an Türk resmi makamlarının da elinde.
Mağdur avukatı aracılığıyla yaptığı başvurusunda özetle şunları söylüyor: “Gözaltına alındıktan sonra Terörle Mücadele Şubesi’ne değil Mali Şube’ye götürüldük ve burada altı metrekarelik odalarda 15’er kişi tutulduk. Mesai bitiminde herkes (görevliler) gittikten sonra gece vakti polisler bu odalara gelip, sırayla birimizi alıp özel odaya götürüyorlardı. Çırılçıplak soyuyorlardı. Kafaya poşet geçirip, sorguluyorlardı. Şişelerle cinsel taciz tehdidinde bulundular. Bu olaylar sonrasında iki kişi günlerce kustu ama hastaneye götürülmediler.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.