Ana içeriğe atla

Faizler yükseliyor, Hazine körüklüyor

Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 5 büyüdü ama bu büyümeyi sağlayan kredi pompalaması ve bütçe açığında artış, beraberinde faiz tırmanması gibi bir anomaliyi yarattı. Hazine’nin hızla borçlanıcı olarak sahneye çıkışı, faizleri tırmandırıcı etki yaptı ve bu, yıl boyu süreceğe benzer.

Turkey's Economy Minister Nihat Zeybekci makes a speech in Cologne, Germany, March 5, 2017. REUTERS/Wolfgang Rattay - RTS11K0S

2016 sonbaharında krizin kıyısına gelen Türkiye ekonomisi ABD’nin küresel fonları çekemeyişi ve fonların Türkiye gibi yükselen ekonomilere geri dönüşünün yarattığı rüzgârın yanı sıra, AKP iktidarının kredi pompalaması ve vergi indirimi gibi destek politikalarıyla küçülmeden büyümeye geçti. Bu büyümenin bedellerinden biri ise çift haneye çıkan enflasyon ve buna paralel seyreden mevduat ve kredi faizlerinde tırmanış oldu.

Kriz ihtimalini azaltmaya dönük devlet müdahaleleri sonucu, açık veren bütçenin borçlanma ihtiyacı arttı ve Hazine, piyasaya büyük bir borçlanıcı olarak girince faizler daha da tırmandı. Şimdi Hükümet, Hazine’nin borçlanma talebini ve çift haneli enflasyondaki rolünü unutarak bankalara faiz indirin diye, aba altından da değil açıktan sopa gösteriyor.

Kısa adı İSO olan İstanbul Sanayi Odası’nda, 21 Haziran’da sanayinin aşırı borçluluğu, özellikle de kredi faizlerinin yüksekliğinden şikâyet ediliyordu. En büyük 500 firmanın kaynaklarının yaklaşık yüzde 62’si borçla sağlanıyor. Bu, son 10 yılın en bozuk mali profili.

İSO Meclis Başkanı Erdal Bahçevan, sanayinin ciddi bir döviz borcu olduğunu, bunun uzun vadeli TL üzerinden olabilmesi için de yeni nesil kalkınma bankacılığı gerektiğinden söz ediyordu. Bahçevan, "Kredi faizlerinin yüzde 16-20 olması, üretim ve ekonomik gelişmenin önünde ciddi bir engeldir" diyordu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish