Ana içeriğe atla

Orta Doğu değişirken İsrail istihbarata yükleniyor

İsrail Savunma Kuvvetleri’ne göre yeni bir savaşın kaderini üstün istihbarat kabiliyeti belirleyecek. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israeli soldiers from the Golani Brigade take part in a military training exercise in the Israeli-annexed Golan Heights near the border with Syria on January 19, 2015. Iran confirmed today that a general of its elite Revolutionary Guards died in an Israeli strike on Syria that also killed six members of Lebanese militant group Hezbollah.  AFP PHOTO / JACK GUEZ        (Photo credit should read JACK GUEZ/AFP/Getty Images)
İsrail’in ilhak ettiği Golan Tepeleri’nde tatbikata katılan İsrailli askerler, 19 Ocak 2015 — JACK GUEZ/AFP/Getty Images

2017 İsrail ulusal güvenliği için kötü bir yıl olmadı. Ekim 2015’te başlayan bireysel terör dalgası hız kaybetmeye devam etti. Orta Doğu’da İsrail’in güvenliğini tehdit eden olaylara karşı el altından yürütülen “savaşlar arası mücadele” büyük ölçüde başarılı oldu. Beyaz Saray’a Donald Trump geldi ve İsrail yanlısı vaatlerini yerine getirmeye başladı. Suriye savaşının Şii ekseninin net zaferiyle sonuçlanması ise İsrail için “olumsuz” hanede yer alıyor.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) kafasını kurcalayan ve Al-Monitor’da da defalarca ele alınan “İran mı daha kötü, İslam Devleti mi?” ikilemi sonuca bağlanmış durumda. İsrail güvenlik uzmanları artık şu konuda mutabık: İslam Devleti’nin (İD) yayılışı, İran’ın İsrail ve bölge için oluşturduğu tehditler kadar ciddi bir tehdit değil.

Al-Monitor’a konuşan kıdemli bir İsrail güvenlik kaynağı İD’i “gelip geçici bir moda” olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor: “İran güçlü ekonomiye, büyük nüfuza, kültür, bilim, akademi ve insan kaynaklarına, bu kaynakları harekete geçirebilecek kabiliyete sahip güçlü bir sistem. Bölgedeki terörün tüm ipleri bugün İran’ın elinde. Suriye savaşının hız kaybetmesiyle birlikte İran Sünni teröre de göz kulak olmaya başladı ve Gazze Şeridi’ndeki Hamas’a milyonlarca dolar gönderdi.”

İsrailli uzmanların tahminlerine göre İran’dan Akdeniz’e kadar uzanan bölgede İran tarafından finanse edilen 200 bin civarında Şii savaşçı var. Bunlar ya Hizbullah bünyesinde ya da bu terör şebekesiyle bağlantılı Şii, Husi ve benzeri gruplarda yer alıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish