İsrail’deki Bağımsızlık Günü kutlamalarının geleneksel açılış töreninde toplumun farklı kesimlerini temsil eden 12 başarılı kişi 12 meşale yakar. Bu kişileri seçen komite bu yıl bazı ölçütler belirleyerek halktan aday önermesini istedi. Kriterlerin arasında adayların kişilik ve eylemleriyle İsrail’in yenilikçi ruhunu temsil etmesi, ayrıca daha iyi bir dünya ve daha değer odaklı bir toplum yaratmaya olağanüstü adanmışlık göstermesi vardı.
Bu arada Kültür Bakanı Miri Regev Başbakan Benjamin Netanyahu’nun törende halka hitap edeceğini açıkladı ve bu, Netanyahu ile Meclis Başkanı Yuli Edelstein arasında uzatmalı bir kavgaya neden oldu. Sonunda Edelstein geri adım attı ve böylece Netanyahu’nun meşale yakması ve kısa bir konuşma yapması mümkün oldu.
Sivri dilli Regev’in agresif desteğiyle davetsiz misafir gibi törene sızan Netanyahu, herkes gibi bir aday olsaydı çok muhtemel ki meşale yakmaya seçilemezdi. Netanyahu’nun kişiliği “daha değer odaklı bir toplumu” temsil ediyorsa vay İsrail toplumunun haline! Netanyahu’nun “daha iyi bir dünya yaratmaya” ne kadar adanmış olduğuna hükümetin politikaları sonucu Gazze’ye hapsolan, gelecek umudu olmayan milyonlarca Filistinli şahitlik edebilir. Netanyahu’nun “olağanüstü adanmışlığı” İsrail’deki insan hakları savunucularına, kendisinin 2015 seçimlerinde kullandığı deyimle “sandığa sürüyle giden” İsrail’in Arap vatandaşlarına, ülkeye “sızan” Afrikalı sığınmacılara, sıradan solculara ve liberallere de sorulabilir.
Filistinlilerin İsrail’le barış yapmak istemediğini iddia eden Netanyahu’nun “yenilikçi ruhu” ise bölgesel alanda ortaya çıkıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.