Ana içeriğe atla

Ankara’nın sözde kalan petrol direnci

İran’la petrol ticaretinde muafiyetin sonlandırılmasına sert tepki veren Türkiye, ABD’yi haddini aşmakla suçladı ama rakamlar Türkiye’nin yaptırımlara boyun eğip İran’dan petrol ithalatını düşürdüğünü gösteriyor.

Oil tankers wait to dock at Tupras refinery near the northwestern Turkish city of Izmit, Turkey, June 28, 2017. REUTERS/Umit Bektas - RC1424A5EB80

Türkiye ile ABD arasında Suriyeli Kürtlere Amerikan desteği ve Ruslardan S-400 alımı ile tırmanan gerilimin ateşine bir de İran petrolü serpildi. Türkiye, ABD’nin 4 Kasım 2018’de İran’a dayattığı petrol ambargosuyla ilgili 180 gün muafiyet tanınan sekiz ülke arasındaydı.

Ankara süresi 2 Mayıs’ta dolacak olan istisnanın uzatılması için müzakere kapısını zorlarken ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun “Sıfırlayacağız. Bu sürecin ötesine geçecek hiçbir petrol muafiyet olmayacak.” açıklamasıyla ters köşeye yattı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu "Yaptırımları doğru bulmadığımız gibi katılmadığımızı da söyledik. Dayatmalara karşıyız" diye çıkıştı.

Beyaz Saray, İran’a ambargodan kaynaklanan arz açığını kapatmak için ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) birlikte çalıştığını açıklarken, Çavuşoğlu bu türden bir yönlendirmeye de “İran yerine petrolü herhangi bir ülkeden almayı teklif etmek haddini aşmak demektir” karşılığını verdi.

Bu tepkiden, Türkiye’nin yaptırımlara uymadığı ve bundan sonra da uymayacağı sonucu çıkarılabilir. Ama rakamlar söylemdeki direncin pratikte olmadığını gösteriyor. 2015’te İran’la sağlanan nükleer anlaşma ve BM yaptırımlarının kaldırılmasına paralel olarak Türkiye’nin İran’dan petrol alımını artırdığı, Amerikan yaptırımlarının yeniden devreye girmesini takip eden süreçte ise azalttığı görülüyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish