Ana içeriğe atla

Petrolün izleri Türkiye’nin Suriyeli Kürtlere kaynak sağladığını gösteriyor

Türkiye çökertmeye çalıştığı kuzey Suriye’deki Kürt yönetimine, kaçak petrol ticareti üzerinden dolaylı olarak mali katkı sağlıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Smoke rises from an oil field in Al-Rmelan, Qamshli province November 11, 2013. With a string of military gains across northeastern Syria, a Kurdish militia is solidifying a geographic and political presence in the war-torn country, posing a dilemma for regional powers. Long oppressed under Syrian President Bashar al-Assad and his father before him, Kurds view the civil war as an opportunity to gain the kind of autonomy enjoyed by their ethnic kin in neighbouring Iraq. Picture taken November 11, 2013.  REUT
Suriye’nin Kamışlı vilayetindeki Rimelan petrol sahasından bir görüntü, 11 Kasım 2013 — REUTERS

FİŞHABUR, Irak — Dünyanın dört bir yanından nüfuzlu hükümet yetkililerinin, büyük iş insanlarının, çeşitli alanlarda etkili olan isimlerin katıldığı Halifax Güvenlik Forumu’nun bu yılki toplantılarında ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien önemli bir konuda ağzından baklayı çıkardı. 23 Kasım’da PBS kanalının kıdemli muhabiri Nick Schifrin’in karşısına oturan O’Brien, Başkan Donald Trump’ın kuzeydoğu Suriye’de “petrol için” asker tutma kararı konusunda zorlu sorularla karşılaştı. Schifrin, Pentagon’un müttefiki olan Kürtlerin ABD yaptırımlarını delerek Suriye rejimine petrol sattığını belirtince, O’Brien şu yanıtı verdi: “Petrolün bir kısmı rejime gidiyor. Bir kısmı yerelde kullanılıyor. Bir kısmı Irak Kürdistanı’na, bir kısmı da Türkiye’ye gidiyor. Ancak burada can alıcı nokta petrolün nereye gittiği değil, gelirin nereye gittiğidir.” O’Brien’a göre asıl önemli olan İslam Devleti’nin eline hiçbir gelirin geçmemesiydi. 

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) doğu Suriye’deki sahalarda üretilen petrolün rejim bölgelerine satılmasında rol oynadığı epeydir biliniyordu. Ancak Irak Kürdistanı ve Türkiye’ye yönelik ticaret kamuoyuna fazla yansımış değil. ABD dâhil ilgili taraflar da bunun böyle kalmasını istiyorlar. Zira bu ticaret ABD yaptırımlarını hiçe sayıyor. Ancak Türkiye açısından daha da tuhaf bir durum söz konusu.

Öyle ki Türkiye ulusal güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle çökertmeye çalıştığı Kürt idaresine petrol üzerinden dolaylı mali katkı sağlıyor. SDG’nin belkemiğini oluşturan Kürt Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) karşı peş peşe düzenlenen askeri harekâtlar, Türkiye’ye yüz milyonlarca dolara ve en az 100 askerin hayatına mâl oldu. Peki, Türkiye’nin Suriyeli Kürtleri bir eliyle döverken diğer eliyle beslemesi nasıl açıklanabilir? Başlıca sebebin maddi kazanç olduğu anlaşılıyor. Diğer sebepler ise Suriyeli Kürtler üzerinde etki gücü kazanmak ve Iraklı Kürt yetkililerine göre ABD’nin baskısı. 

Ancak Ankara’nın YPG’yi ve onunla bağlantılı olan Türkiye’deki PKK’yı dize getirme çabaları kapsamında bu gevşek yaklaşımını değiştirmekte olduğunu gösteren işaretler var. Kürtlerle rejimi uzlaştırmak isteyen Rusya ise Kürtler mali açıdan sıkışırsa başarı şansının yükseleceğinin farkında.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish