Ana içeriğe atla

Iraklı Kürtler Süleymani’nin ardından fırsat ve riskleri tartıyor

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Süleymani’nin öldürülmesinin ardından Bağdat’ın öfkesini üzerine çeken Washington’a yardım edebilir mi? Yardım etmek ister mi? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

U.S. Vice President Mike Pence and his delegation meet with President of the Kurdistan region in Iraq Nechirvan Barzani in the VIP terminal at Erbil International Airport in Erbil, Iraq November 23, 2019. REUTERS/Jonathan Ernst - RC29HD9C15KU
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve beraberindeki heyet Erbil Uluslararası Havaalanı’nda Irak Kürdistanı Başkanı Neçirvan Barzani ile görüşüyor, Irak, 23 Kasım 2019 — REUTERS/Jonathan Ernst

Tümgeneral Kasım Süleymani suikastının yarattığı sarsıntı tüm Orta Doğu’da hissedilmeye devam ediyor. Kimi Iraklı Kürtler ise Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Neçirvan Barzani’nin Başkan Donald Trump’ın daveti üzerine Washington’a yapacağı muhtemel ziyaret öncesinde İran’ın en etkili askeri ve stratejisti olan Süleymani’nin ardından ortaya çıkan fırsatları ve tehlikeleri sessizce değerlendirmekle meşguller.

Irak Parlamentosu’nun 5 Ocak’ta onayladığı yasa, ülkenin bir nevi hamisi olan ABD’nin Irak topraklarında konuşlu yaklaşık 5 bin birliğini ülkeden çekmesini öngörüyor. Iraklı Kürtler ise hâlihazırdaki belirsizliğe yeni bir katman ekleyen bu adımı, uzun zamandır hayalini kurdukları bağımsızlık için ABD’nin desteğini kazanabilecekleri bir fırsat olarak görüyorlar.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Tuğamiral William Seely’nin Irak Savunma Bakanlığı’na gönderdiği mektubun basına sızması üzerine bir açıklama yaparak Amerikan güçlerinin Irak’tan çekileceği haberlerini yalanladı. Amerikalı amiral mektubunda Amerikan güçlerinin “Irak Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı ve Irak Parlamentosu ile Başbakanı’nın talepleri doğrultusunda” harekete geçeceklerinden bahsetmişti.

ABD yönetiminden Al-Monitor’a bilgi veren kaynaklara göre Amerikan güçlerinin ülkeden çekilmesi gerçekten de olası. Bunun altında, Irak Hükümeti’nin Washington’a karşı benimsediği keskin düşmancıl ton --İran’ın baskısıyla da olsa-- ve Tahran’dan yükselen intikam çağrıları karşısında birliklerin korunmasına dair endişeler yatıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish