Ana içeriğe atla
Analysis

Hamas’ın 'zaferleri’ yüksek bedellere, kaçan fırsatlara neden oluyor

Hamas'ın 7 Ekim saldırısını spesifik hedefler için planladığı ancak geniş kapsamlı yansımalarını hesaplamadığı anlaşılıyor.

Yahia al-Sinwar (C), Gaza Strip chief of the Palestinian Islamist Hamas movement.
İslamcı Hamas hareketinin Gazze sorumlusu Yahya Sinvar (ortada), örgütün 35. kuruluş yıldönümü nedeniyle Gazze Şehri'nde düzenlenen mitingde destekçilerini selamlarken — MOHAMMED ABED/AFP via Getty Images

Hamas'ın yıllar içerisindeki hareket tarzına bakıldığında, kısa vadeli planlarının beklenmedik başarılar ve sonuçlar doğurduğu ve siyasi kapasitesinin bunlarla baş etmeye yetmediği bir şablon ortaya çıkıyor. Orta Doğu'nun en güçlü ordusuna 7 Ekim'de yapılan askeri sürpriz, bunun son örneği. 

Daha önceki yıllarda bu şablona uyan iki önemli dönüm noktası yaşandı: Hamas’ın 2006'da Filistin Yasama Konseyi'nde elde ettiği zafer ve 2007'de Gazze Şeridi'ni silah yoluyla ele geçirmesi. Her üç örnekte de Hamas'ın planları spesifik hedeflere dönük taktiksel planlardı ancak hepsi, hareketin ve diğer ilgili tarafların öngörülerini aşan, geniş kapsamlı sonuçlar doğurdu.

Geçmişteki olayların nasıl bir bağlamda geliştiğini anımsamak, mevcut durumla paralellikler kurmaya, beklenmedik "zaferlerin" istemsiz sonuçlara ve fırsatların kaçmasına yol açtığını görmeye yardımcı olacaktır.

2006 tecrübesi

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish