Dünyaca ünlü Türk piyanist Fazıl Say’ı, bundan bir yıl önce yazdığı ve retweet ettiği tweetler yoluyla “dine hakaret ettiği ve bu şekilde kamu barışını bozmaya elverişli bir suç işlediği” hükmüne vararak 10 ay tecilli hapis cezasına çarptıran Türk mahkemesinin bu kararının, Türkiye’deki ifade özgürlüğüne ağır bir darbe indirmiş olduğuna şüphe yok.
Mamafih mahkeme kararının sadece “ifade özgürlüğü”ne ve dolayısıyla demokrasiye ağır hasar verdiğini saptamakla yetinirsek hükmün siyasi ve ideolojik içeriğini ve dolayısıyla maksadını görmezden gelmiş oluruz.
Türk mahkemesinin Fazıl Say hakkında vermiş olduğu karar, Türkiye’deki rejim değişikliği süreciyle doğrudan ilgili.
Kendisini Türkiye’deki eski Kemalist Cumhuriyet’in bekçisi olarak gören laikçi, askeri ve bürokratik vesayet güçlerine karşı verdiği iktidar mücadelesini kazanan yükselen yeni muhafazakar burjuvazi ve Neo-İslamcı siyaset sınıfının bir ittifakı olan AKP, yargı üzerindeki kontrolünü de pekiştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’si arkasına Sünni muhafazakar toplum kesimlerinin desteğini de alarak sahip olduğu büyük gücü şimdi kendi siyasi kültürünü tüm topluma egemen kılmak için kullanıyor. Ve bunu otoriter bir üslupla yapıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.