Ermeni kökenli, 1956 doğumlu Sevan Nişanyan hiç tartışmasız bir şekilde Türkiye’de entellektüel hayatın en renkli simalarından birisidir. Yazdığı “Yanlış Cumhuriyet” isimli kitabıyla Türkiye’de “Atatürk tabusunu” sorgulamış, seküler-milliyetçi Türklerin nefretini kazanmıştır. Müslümanların dini inançlarına yönelik eleştirileriyle, dindar kesimlerin öfkesiyle karşılaşmıştır. Feministleri, solcuları zaman zaman öfkelendirmiş; Ermeni soykırımı konusunda en açık sözlü fikirleri dile getirmiştir.
Sevan Nişanyan şu an itibariyle İzmir’in Torbalı ilçesinde 2 yıllık hapis cezasının ilk ayını geçiriyor. Nişanyan, görünüşte, ifade ettiği aykırı düşünceler veya kimliği nedeniyle değilde, imar yasasına aykırı olarak inşa ettiği bir ev nedeniyle hapse girmiş bulunuyor. Gerçekten öyle mi? Kaçak inşaat cenneti olan Türkiye’de neden sadece Sevan Nişanyan hapse girdi? İmar yasalarına aykırı inşaat yaptığı iddiasıyla verilen hapis cezası, onun aykırı görüşlerini cezalandırmanın bir kılıfı mı?
Herşey Sevan Nişanyan’ın 1995 yılında İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince beldesine yerleşmesiyle başlıyor. Burası Nişanyan oraya yerleşip, beldedeki, yolları, viraneye dönen evleri onarıp, küçük ve şirin pansiyonlar açıncaya kadar Türkiye’de bile kimsenin adını duymadığı küçük bir yerleşim yeriydi.
Bugün ise, Sevan Nişanyan’ın eski eşi Müjde Tönbekici’nin verdiği rakamlara göre, Şirince yılda 600-800 bin yerli ve yabancı turist alan önemli bir turizm merkezine dönüşmüş durumda. Nişanyan Şirince’ye yerleştikten sonra, beldeye olan katkıları nedeniyle kısa sürede belde sakinlerinin gönlünü kazanıyor. Ama beldede giriştiği bütün inşaat ve onarım işleri ciddi bürokratik engellerle karşılaşıyor. Ve 2001 yılında imar kanununa aykırı bulunan inşaatları nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırılıyor ve hapse giriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.