Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 30 Mart yerel seçimleri öncesinde benimsediği koyu Batı karşıtı söylemle, hem ABD ve Avrupa nezdindeki hasarlı imajına daha da zarar verdi hem de Ankara ile Batı arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçimlerde kazandığı büyük başarının ardından, Batılı diplomatlar ve Türkiye gözlemcileri şimdi, Erdoğan'ın bu söylemini yumuşatarak, Batı'yla ilişkileri normalleştirme yoluna gidip gitmeyeceğini merak ediyor.
ABD’deki Bill Clinton yönetiminin uluslararası ilişkiler alanındaki kıdemli ekonomistlerinden ve Roubini Global Economics isimli analiz şirketinin kurucusu olan Nouriel Roubini'nin seçim öncesindeki tahminlerine göre Erdoğan seçimlerden sonra, Avrupa ve ABD'nin gözünde Türkiye'ye dair siyasi belirsizlikleri ortadan kaldıracak bir "politika değişikliğine" gidecekti. Roubini'nin tahmini şöyledi: "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemi hayallerini gerçekleştiremeyecek ve büyük protesto hareketinin de dahil olduğu muhalif kesimin izinden giderek laik merkeze doğru kayacak".
Roubini'nin bu tahmini iki varsayıma dayanıyordu. Birincisi, Erdoğan’ın halen başkanlık sistemini istediği varsayımı. Ancak bu nokta artık eskisi kadar kesin değil. İkincisi de Erdoğan’ın laik merkeze yaklaşmak istediği varsayımı, hal bu ki, Başbakanın İslamcı yaklaşımı kendisine yüzde 43 oranında oy desteği getirdi.
ABD ve Avrupa, Erdoğan’ı “dış güçleri” bilhassa da Batı'yı hükümete komplo kurmakla suçladığı için değil, daha ziyade artan otoriter ve anti demokratik eğilimleri yüzünden eleştiriyor. Lakin Başbakanın seçimlerden bu yana bu eğilimlerini azalttığına dair her hangi emare yok. Erdoğan’ın Twitter'a erişim yasağının ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna hükmeden Anayasa Mahkemesi kararına yönelik çıkışı da bunu gösteriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.