Ana içeriğe atla

İsrail’in Filistinlilere yaptırımları ters tepebilir

İsrail’in Filistinlileri ekonomik baskıyla “yola getireceği” düşüncesinin işe yaramadığı tecrübeyle sabittir. Ekonomik baskı, güvenlik alanındaki iş birliği motivasyonuna da zarar verebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israel's Prime Minister Benjamin Netanyahu delivers a statement in the Independence Hall of Israel in Tel Aviv May 1, 2014. Netanyahu said on Thursday he would seek to enact a law to define Israel as a Jewish state, a step certain to raise opposition from Arab citizens who make up a fifth of the population. REUTERS/Dan Balilty/Pool (JERUSALEM - Tags: POLITICS) - RTR3NETY

İsrail 29 Nisan’da, El Fetih ile Hamas arasındaki uzlaşı anlaşmasının hemen akabinde Filistin Yönetimi’ne (FY) ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. Yaptırımlar, İsrail’in FY adına topladığı vergilerden FY’nin borçlarının kesilmesi suretiyle uygulanıyor. Oslo Anlaşması’nın ardından imzalanan ekonomik düzenlemeler gereğince FY adına vergileri İsrail topluyor. FY, normalde bu kaynağı memur maaşlarını ödemek için kullanıyor. Yani, barış müzakerelerinin çöktüğü ve diplomatik bir çözümün bulunamadığı şu ortamda İsrail’in cezası ağır yansımalara sahip.

Ne var ki bu silahı 1997’den bu yana pek çok kez kullanan İsrail, arzu ettiği hedeflere ulaşamadığı gibi daha da büyük zararlara neden oldu ve bunların sonuçlarına bugün bile hâlâ katlanıyor.

Hamas’ın ocak 2006’da FY seçimlerini kazandığı gün, dönemin Başbakanı Ehud Olmert de seçim sonucu yüzünden FY’yi cezalandırmaya karar vermişti. Olmert’in yönetimi ve yönlendirmesi altında fevri bir şekilde hareket eden İsrail Devleti, FY adına topladığı vergilerin transferini dondurmuştu. Oysa bu transferler, Oslo Anlaşması’nın ek düzenlemeleri olan 1994 Paris Protokolü ve 2012 Ticaret Anlaşması ile güvence altına alınmıştı. Bu gelirlerin büyük bölümü, İsrail üzerinden Filistin bölgelerine yapılan ithalattan alınan vergilerdir ve FY bütçesinin neredeyse üçte birini oluşturur. Yani emniyet personeli dâhil FY memurlarının maaşları bu kaynaktan ödenir.

İsrail yöneticilerinin 2006’da olduğu gibi bugün de ekonomik baskının Filistinlilerin aklını başına getireceği veya onları pişman edeceği varsayımıyla hareket ettiği anlaşılıyor. Bu mantığa göre, yaptırımlar sayesinde Filistinliler doğruyu görüp “doğru yola gelmek” isteyecek. Ancak bu yaklaşımın etkili olmadığı tecrübeyle sabittir. 2006’da aylarca maaş alamayan Filistinli memurların morali bozulmuş, şevkleri kırılmıştı. Filistin depoları boşalmış ve emniyet birimleri neredeyse iş yapamaz hâle gelmişti. Zira rutin görevler için gereken araç, cephane ve üniforma gibi donanımlara bile para kalmamıştı. İsrail tarafından silah ve teçhizat tedariki ise söz konusu bile değildi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish