Türkiye’nin başarılı ve kudretli Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 10 Ağustos’ta 51.8’lik bir oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçildi. Zaferi hiç kimseyi şaşırtmasa da ülkeyi 2002’den bu yana tek başına yöneten AK Parti içinde yeni sorular ortaya çıkardı. Zira, Anayasa, Cumhurbaşkanlığı’nı tarafsız bir makam olarak tanımlıyor ve Erdoğan yemin ederek göreve başlayacağı 28 Ağustos’ta partisinden resmen ayrılacak. Yani, Ak Parti liderliğini ve başbakanlığı başka bir isim üstlenecek.
Pek çok kişi, Ak Parti liderliği için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün en güçlü aday olduğuna inanıyordu. 2002’de Erdoğan milletvekili olmadan önce partinin ilk Başbakanı olan Gül, aynı zamanda Erdoğan’la birlikte Ak Parti’nin iki taşıyıcı kolonundan biriydi. Dahası, son kamuoyu yoklamaları da parti tabanında ve toplumun genelinde Gül’ün halen çok destek gördüğüne işaret ediyordu.
Belki biraz da bu nedenle, Gül, seçimlerin bir gün ardından, 11 Ağustos’ta “Partime döneceğim” açıklaması yaptı. Ancak, ne ilginç ki, bu açıklamadan sadece yarım saat sonra, Erdoğan liderliğinde toplanan Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu’ndan (MYK), yeni genel başkanın seçileceği kongrenin 27 Ağustos’ta yapılacağı haberi geldi. Yani, Gül’ün görev süresinin bitmesinden sadece bir gün önce! Bu da, o tarihte Cumhurbaşkanlığı halen devam eden Gül’ün kongreye katılıp, genel başkan adayı olmayacağı anlamına geliyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.