Cihatçı örgüt İslam Devleti (İD) Irak’ın Kürt bölgesindeki ve Suriye’deki ilerleyişini sürdürüp, Türkiye sınırlarına yaklaşırken, ikilemde kalan Ankara nasıl bir pozisyon alacağına karar veremiyor. Haftalardır Gazze’ye yoğunlaşan hükümet İslam Devleti’nin yönelttiği tehlikeyi fazla önemsemiyormuş gibi görünmeye çalışsa da kaygıların arttığı aşikar.
10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilmesi beklenen Recep Tayyip Erdoğan, Musul’da rehine olarak tutulan 49 Türk vatandaşını tehlikeye atmamak için İD’yi terörist örgüt olarak niteleyemiyor. Rehine krizinin üzerine yayın yasağı getiren hükümet, rehineler için yapılan görüşmelerin bekası için bunun gerekli olduğunu savunmuştu. Muhalefet ise bu girişimi seçimler öncesinde Erdoğan’ı zora sokacak haberlerin önünü kesmeye yönelik bir çaba olarak değerlendirdi.
Erdoğan’ın, Gazze’yi seçim kampanyasının merkezine alıp, Suriye ve Irak’taki Müslümanlara ve diğer azınlıklara barbarlık uygulayan İD’nin adını bile anmaması da manidar. Hatta Erdoğan Haziran’da yaptığı bir açıklamada İD’yi terörist olarak tanımlamamış ve “kimse benden İD’yi kışkırtmamı beklemesin” demişti.
Erdoğan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) grup toplantısında milletvekillerini de uyarmıştı: “Bizim 80 vatandaşımız bir örgütün elinde alı konulmuş haldeler. Bizim bu örgütle ilgili kışkırtıcı açıklama yapmamızı, yangına körükle gitmemizi bekliyorlar.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.