Dünya biliyor artık; bu ülkede kadın olmak, işçi olmak, gazeteci olmak hiç kolay değil. Ya genç bir birey olmak... Otoritenin dayatmasına boyun eğmek gençler için daha zor. Coşkuyla, özgürce yaşamak, hayalleri için çabalamak, kendi doğrusunu ifade etmek yerine söylediğine, yazdığına, okuduğuna, giydiğine sürekli dikkat kesilmek. Zarar göreceğini bile bile düşüncelerini paylaşanların ise hiç şansı yok. Hele “dindar ve kindar” değillerse…
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye’de 3 binin üzerinde üniversite öğrencisinin terör örgütü üyeliği başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla cezaevlerinde bulunduğunu söyledi.
Cezaevlerindeki öğrencilerin aralarında devrimci liderlerin fotoğrafları taşıyanlar, parasız eğitim pankartı açanlar, solcu şarkıcı ve grupların biletlerini satanlar var.
Diğer bazı suçları ise doğrusu affedilecek gibi değil (!). Basın açıklamasına katılmak, basın açıklaması okumak ve hatta dinlemek, Marx’ın kitaplarını okumak, Cumartesi Annelerine destek vermek, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlamak, Halkevleri binalarına gitmek, 1 Mayıs etkinliği veya YÖK protestosu, parasız sağlık ve ulaşım hakkı talep etmek, demokratik üniversite istemek, HES yapımına karşı çıkmak ve çevre hakkına dikkat çekmek.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.