Türkiye, kadın cinayetlerinin sıkça yaşandığı bir ülke. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2014 yılında 294 kadın hayatını kaybetti. Bu kadınların yüzde 60’ı, kocaları ya da sevgilileri tarafından öldürüldü.
Madalyonun öbür tarafında ise kocalarını öldüren kadınlar var. Bu konuda resmi ya da gayri resmi bir istatistik olmamasına karşın, elimizde tek tük araştırmalar mevcut. Bunlardan biri gazeteci kimliğim ile benim, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Albayrak ve Psikolog Alp Ardıç ile birlikte, 2011’de, cezaevlerinde yaptığımız araştırma. Kocalarını ya da sevgililerini öldürme suçundan mahkûm toplam 30 kadınla yaptığımız görüşmeler, bize kocalarını öldüren kadınların durumu hakkında önemli fikirler verdi.
Daha sonra Canına Tak Edenler isimli kitapta toplanan araştırmaya katılan kadınların hepsi, kocalarından şiddet gördüklerini beyan etmişlerdi. Şiddet türleri arasında dışkı yedirme, grup ilişkiye zorlanma, para karşılığı zorla başka erkeklerle birlikte olmaya zorlanma gibi cinsel şiddet ve kaba dayak gibi fiziksel şiddet bulunuyordu. Cinayetlerin hemen hepsi plansızdı. Çoğunlukla olay anında ellerine ne geçerse onunla öldürmüşlerdi. Mahkûmların hepsi küçük yaşta evlendirilmişler, eğitimsiz ve mesleksizlerdi. Bu ortak noktalar, kadınların çoğunun şiddete yaklaşım ve onu kullanışlarının bir araçtan ziyade, ortak sosyoekonomik deneyimlerinden kaynaklanan bir “zorunluluk” gibi ortaya çıktığına işaret ediyordu.
Kadınlar içlerinde bulundukları şiddet sarmalından kurtulmak için önce baba evine sığınmış, “Gelinlikle çıkan, kefenle girer” denilerek evlerine geri gönderilmişlerdi. İkinci durakları olan polis merkezlerinden de “Barışırsınız” denilerek, geri gönderilmişlerdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.