Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1915 yılında Anadolu’da yaşayan ve Ermenilerle anılan kırım ve sürgün politikasının kapsamı, sanılandan çok daha genişti. 1 milyonun üzerinde Ermeni’nin yaşamını yitirdiği olaylarda, Hıristiyan inanca sahip Süryani halkı da bu kıyım ve sürgün politikasından nasibini almıştı.
Ermenilerin “büyük felaket” olarak adlandırdığı bu katliam sürecini Süryaniler ise kılıç anlamına gelen “Seyfo” kelimesi ile ifade ediyor ve Seyfo Katliamı olarak anıyor. Süryaniler, katliamın 100. Yılı nedeniyle bu yıl ilk kez Türkiye’nin Seyfo Katliamını tanıması ve özür dilemesi için eylem yapıyor. Eylem, 20 Nisan’da, katliamın yoğun olarak yaşandığı Mardin ilinde başlayacak. Süryaniler, katliamda yaşamlarını yitirenler için açlık grevi yapacak. Her yıl için bir saat sürecek olan açlık grevi, 24 Nisan’da sona erdirilecek. Haziran ayında da büyük bir yürüyüş düzenlenecek.
Eylemler, geçen hafta mahkeme kararıyla kapatılan Mardin Süryani Birliği Derneği öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Dernek Başkanı Yuhanna Aktaş, Al-Monitor’a, 1914’te başlayıp 1915’e dek süren ve devletin kurduğu Hamidiye Alayları ile Kürt aşiretleri öncülüğünde gerçekleşen katliamda 490 bin Süryani’nin katledildiğini söylüyor. Katliamlar, Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Türkiye’nin Güneydoğusunda bulunan Mardin ve çevre illerinde gerçekleşmiş.
Aktaş, katliamdan kaçarak Suriye’ye gidenler ya da Müslümanlaştırılan genç kızlar ve çocukların hayatta kaldığını anlatıyor. Müslümanlaştırılan kızların hala Mardin’de yaşayan torunları, Müslümanlaştırılan genç kızların torunları Mardin ve çevresinde yaşıyor hala. Kendisi de Mardin’de yaşayan Aktaş, “Onların torunları Süryanilere ‘dayı’ der. Şu an bize dayı diyen yüzlerce insan var” diyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.