Geçtiğimiz on yıl içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pek çok hasmı “Anayasal düzene karşı darbe” suçu işlemekle suçlandı. İçlerinden bazıları oldukça tartışmalı soruşturmaların ve dava süreçlerinin ardından aylarca hatta yıllarca cezaevinde kaldı. Dahası Türkiye’deki hemen her türlü muhalefet odağını Erdoğan’ı “darbe”yle devirmeye çalışan küresel bir komplonun piyonları gibi lanse etmek, Erdoğan yanlısı basının -bir diğer deyişle propaganda makinesinin- başat temalarından biri haline geldi.
Böylesi bir ortamda, Erdoğan’ın “darbe”yle suçlanacağı kimsenin aklına gelmezdi.
Ancak Erdoğan’ın 16 Ağustos’ta memleketi Rize’de kendisini dinleyen coşkulu kalabalığa hitaben yaptığı şaşırtıcı bir konuşma bütün toplumda şok dalgaları yarattı.
Erdoğan şöyle dedi: “Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı elbette yetkiler çerçevesinde, ama doğrudan millete karşı sorumlu olarak görevini yürütmek durumundadır, ister kabul edilsin ister edilmesin. Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir”.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.