Aylar süren istişareler, tahkikler ve değerlendirmelerin ardından İsrail’in diplomasi ve güvenlik kabinesi 17 Kasım’da İsrail’de faaliyet gösteren İslami Hareket’in kuzey kolunu yasaklama kararı aldı. Karar gereğince bu örgütle bağlantılı her türlü faaliyet bundan sonra suç sayılacak ve hapis cezasıyla cezalandırılabilecek. Kararın duyurulmasının ardından Şin Bet hareketle bağlantılı derneklerin banka hesaplarını dondurdu. Bazı mülklere el kondu. Kuzeydeki Nasıra ve Um El Fehm kentlerinde, güneydeki Bedevi kasabası Rahat ve Yafa’da faal olan toplam 17 vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşa faaliyet yasağı getirildi.
Başbakan Benjamin Netanyahu örgütü yaklaşık iki yıldır yasaklamaya çalışıyordu ama Tzipi Livni’nin adalet bakanı olduğu dönemde Adalet Bakanlığı’nın itirazları nedeniyle sonuç alamadı. Bakanlığa göre yasak Yüksek Mahkeme’den dönerdi. Mayıs 2014’te konuya çözüm bulmak üzere bakanlıklar arası bir komisyon kuruldu. Ancak Koruyucu Hat Harekâtı, genel seçimler, İsrail’de yaşayan Filistinlilerden gelecek olası tepkiler gibi kaygılar kararı geciktirdi.
8 Ekim’de, son şiddet dalgasının başladığı günlerde bir basın toplantısı düzenleyen Netanyahu, Tapınak Tepesi (Harem-i Şerif) konusunda başlıca kışkırtıcı olarak İslami Hareket’in kuzey kolunu ve onun lideri Şeyh Raid Salah’ı suçladı. Netanyahu şu ifadeleri kullandı: “Bıçakların, Molotof kokteyllerinin, taşların ve hatta ateşli silahların kullanıldığı bir terör dalgasının ortasındayız. Bu eylemlerin çoğu örgütsüz olsa da hepsinin kaynağında Hamas’ın, Filistin Yönetimi’nin, bölgedeki bazı ülkelerin ve en çok da Tapınak Tepesi’ndeki uygulamalarımız hakkında yaydığı yalanlarla fitili ateşleyen İsrail’deki İslami Hareket’in azgın ve yanıltıcı kışkırtmaları var.”
Hareketi yasaklama çalışmaları son haftalarda hız kazandı. Bu konuda Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan, üst düzey polis ve Şin Bet yetkilileri ve artık başında Ayelet Şaked’in bulunduğu Adalet Bakanlığı başı çekti. Ancak çalışmalar sırasında Şin Bet Başkanı Yoram Cohen’in yasağa karşı olduğu anlaşıldı. Cohen’e göre Şin Bet, İslami Hareket’i terör faaliyetleriyle doğrudan irtibatlandıran bir bilgiye sahip değildi. Cohen ayrıca örgütün kuzey kolunun 10 bini aşkın takipçisi olduğunu, bu insanları bir çırpıda suçlu ilan etmenin uygunsuz ve mantıksız olacağını savundu. Cohen’e göre yasak kararı örgütü daha fazla yüreklendirecek ve yarardan çok zarar getirecekti. Anlaşıldığı kadarıyla İsrail Savunma Kuvvetleri de İslami Hareket’le terör arasında yakın ilişki olduğuna dair kanıt sunamadı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.