Beyaz Saray Basın Sözcüsü Josh Earnest 4 Şubat’taki açıklamasında son ABD istihbarat değerlendirmesine göre Suriye’de İslam Devleti (İD) saflarında savaşanların sayısının 31 bin 500’ten 25 bine düştüğünü belirtti. Bu yabancı savaşçıların birçoğu Libya’ya veya başka yerlere giderken, sayının azalması Obama yönetiminin sonuç veren bir strateji uyguladığının işareti olarak görülüyor.
Geçtiğimiz Haftaya Bakış sütununda aralık 2012’de yayımlanan yazıda Suriye’de sonucu belirleyecek trendlerden biri olarak Rusya’nın rolünü izlemek gerektiği vurgulanmıştı. Rusya’nın rolü bugün Suriye savaşında yeni bir safhayı şekillendiriyor. Bu sütunda geçen ay da burada belirttiğimiz gibi son perde Halep’te başlayabilir. Rusya ve İran destekli Suriye hükümet güçleri kenti şu an neredeyse tamamen çevrelemiş durumda.
Gelinen noktada şöyle bir soru yerinde olur: İD’in yanı sıra El Kaide şubesi Nusra Cephesi ve onun müttefiklerinin frenlenmesi Rusya’nın hanesine ne kadar yazılmalı? Bunun yanıtı iki nedenden dolayı çok da kolay değil.
Birincisi Rus hava harekâtı acımasızca ve pek çok zaman ayrım yapmaksızın yürütülüyor. Savaşın sivillere ödettiği bedel “stratejik” diyebileceğimiz kazanımlara haklı olarak gölge düşürebilir. Al-Monitor için Suriye’den bildiren Mohammed al-Khatieb Halep yakınlarındaki kasabalarda bir okula düzenlenen Rus hava saldırısını ve bombardımanların sivillere ödettiği bedeli birinci elden aktarıyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Rusya’nın bu savaşı yürütürken BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymasını istedi. Bizler de buna aynen katılıyoruz.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.