Suriye krizi çok sayıda oyuncuya, yoğun istişare ve girişimlere tanıklık ediyor ancak bunların tek sonucu daha fazla hava saldırısı ve sivil kayıp oluyor. Öyle ki görüşmeler sanki barışı sağlamak için değil, herkesin savaşı sürdürme iradesini tekrarlamak için yapılıyor.
Suriye’de savaşan taraflar arasında rejim, muhalefet, İslam Devleti (İD), Nusra Cephesi, Rusya, İran, Hizbullah ve ABD öncülüğündeki koalisyon var. Başta Türkiye olmak üzere diğer bazı ülkeler de süreçte yer alıyor. Tüm bunların arasında merkezi rol üstlenebilecek ülkelerden biri olan Mısır ise krize ilişkin net bir bakış açısı ve açık bir tutum benimsemekte zorlanıyor.
Bu kaos ortamında krizin çözümüne yönelik Cenevre-3 görüşmeleri zorlukla başlatılabildi. Müzakereler şubattan nisana kadar birkaç kez ertelendi. Zira bazı Suriyeli muhalif gruplar müzakerelere katılımlarını askıya aldılar ve BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura’nın ikna çabaları başarısız oldu.
Cenevre-3 sürecinin 22 Nisan’da başlayan ilk tur görüşmelerinin başarısız olmasının ardından Halep’te rejim ve muhalif güçler arasında şubatta sağlanan ateşkes de çöktü. Ateşkesi bozan saldırıların kim tarafından yapıldığı muğlaklığını korurken İnsan Hakları İzleme Örgütü Suriye rejimine ve silahlı muhaliflere işaret ediyor. Bu saldırılarda 89 kişi öldü, 135 kişi yaralandı, Halep hastanesinin bombalanması sonucunda ise 50’yi aşkın kişi hayatını kaybetti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.