Türk ordusu 9 Ekim’de ABD destekli Suriyeli Kürt milisleri sınırdan sürmek ve burada kurulacak güvenli bölgeye mülteci dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt Türkiye’yi Suriye’nin egemenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle hemen kınarken, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri arasında Türk operasyonunu savunan tek ülke Katar oldu.
ABD aracılığıyla 17 Ekim’de sağlanan beş günlük ateşkesle operasyona ara verilse de Türkiye’nin eylemleri, Körfez ülkelerinin Suriye savaşına nasıl yaklaştıklarını ve ABD’yle ittifaklarını nasıl algıladıklarını derinden etkileyebilir, ayrıca Körfez’deki uzlaşı ihtimalini de zorlaştırabilir.
Türkiye’nin Ocak 2018’de Afrin’de gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekâtı sırasında Suudi Arabistan ve BAE, Arap ülkeleri arasında müşterek bir güvenlik yapısı için muğlak bazı çağrılarda bulunmuş ve açıkça Kürt Halk Savunma Birlikleri’nden (YPG) yana tavır almışlardı. Oysa Barış Pınarı Harekâtı’ndan sonra her ikisi de Suriye devletiyle dayanışma ifade ettiler.
Aralık 2018’de Şam’la resmi ilişkilerini yeniden başlatan BAE, Suriye için “kardeş Arap ülkesi” tabirini kullanırken, Suudi Arabistan daha ihtiyatlı bir tavırla Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına vurgu yaptı. Suriye’deki Kürt güçlerine geçmişte askeri yardım yaptıkları iddia edilen Suudi Arabistan ve BAE, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) veya YPG’ye maddi destek vermekten de uzak durdular.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.