Ana içeriğe atla

Katar ile Türkiye: Dev aynasındaki stratejik ortaklık

Katar’la bir protokolde yedi imza Türk medyası için “dev anlaşma”. Doha ile ortaklık nostaljik heveslerin tatmin edilmesinin ötesinde anlamlı bir ticaret hacmi yaratmadı. Yeni anlaşmaların neden heyecan yarattığı meçhul.

DOHA, QATAR - NOVEMBER 25: Turkeys Foreign Minister Mevlut Cavusoglu and Qatari counterpart Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani take part in an agreement signing ceremony, held after inter-delegation working meal with Turkish President Recep Tayyip Erdogan and Emir of Qatar Tamim bin Hamad Al Thani in Doha, Qatar on November 25, 2019.

  (Photo by Mustafa Kamaci/Anadolu Agency via Getty Images)

Katar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam dünyasının liderliğine dair solan hayallerinin canlı tutulduğu yer olmaya devam ediyor. Dış ilişkilerde dostluk ve karşılıklı çıkara dayalı ilişkiler çarkını artık “tehdit ve şantaj” mekanizmasıyla çevirmeye çalışan Erdoğan, 2017’de Körfez’de “Araplar arası kriz” sırasında asker göndererek kalkan olduğu Katar’la yedi işbirliği anlaşmasına imza attı. 

25 Kasım’da Doha’da beşincisi düzenlenen Yüksek Stratejik Komite toplantısı vesilesiyle Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani'nin huzurunda imzalanan anlaşmalar şehircilik, ticaret, finans, yatırım ve teknoloji alanlarında işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor. 

Bir numaralı anlaşma, iki ülke merkez bankaları arasında swap (para takası) anlaşmasının güncellenmesine yönelik. Yerel para birimleri üzerinden ticareti kolaylaştırma ve finansal istikrara destek olma amacıyla imzalanan swap anlaşmasına göre merkez bankaları karşılıklı olarak 5 milyar dolara denk gelen bir tutarla kasalarında Türk Lirası ve Katar Riyali bulunduracak. Bu miktar 2018’de 3 milyar dolar karşılığı Türk Lirası ve Katar Riyali idi. 

İçeride ve dışarıda zor dönemeçlerden geçen Erdoğan’ın hâlâ dostları olduğuna dair sahne performansı ne kadar kayda değer ya da bu değer Katar için de geçerli mi? El Sani hanedanlığı, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başını çektiği “cezalandırıcı” blokla ilişkilerini hâl yoluna koymayı umduğu bir süreçte Körfez’de iyice “istenmeyen aktöre” dönüşen Türkiye ile ortaklıkta yeni fasıllar açmış oluyor. Suudi-Emirlikler ikilisi, Katar’a ilişkileri normalleştirmek için Müslüman Kardeşler’e desteği kesmesi ve El Cezire kanalının yayın çizgisini değiştirmesi gibi 2014’ten beri standartlaşan şartlar listesine 2017’de Türkiye ile askeri ilişkileri kesmesini de eklemişti. Hâliyle Katar’ın Türkiye ile balayını uzatması, komşularla normalleşme denemelerini tıkayabilir. Hemen öncesinde Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in milli takımlarını Katar’da oynanan 24’ncü Arap Körfez Kupası’na gönderme kararı yeni sayfa için olumlu bir sinyal olarak algılanmıştı. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish