Ukrayna savaşının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batılı ortaklarıyla yaşadığı gerilimleri gerilettiği ve içeride ekonomik krize rağmen kamuoyu desteğindeki aşınmayı durdurduğu aşikâr. Erdoğan’ın fırsat penceresi sadece kuzeyi ve batıyı değil güneyi de görüyor. Rusya Ukrayna savaşıyla ziyadesiyle meşgulken Türkiye’nin Suriye’de oluşacak boşluklara kayıtsız kalması beklenmiyor.
Gelişmeler iki yönlü: Rusya’nın Suriye’deki faaliyetleri azalırken Türkiye özellikle Fırat’ın doğusunda Kürtlerle cephe hatlarında gerilimi artırıyor. Aynı zamanda İdlib’de Türk üsleri tahkim ediliyor.
Daha çarpıcı gelişme öteki yönde; Erdoğan’ın ilişkileri normalleştirmek için Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad’a mesaj gönderdiği öne sürülüyor. İddia hükümetin kontrolündeki Hürriyet gazetesinden geldi. Habere göre hükümet içinde yapılan değerlendirmeler şöyle: Ne zaman Suriye ile bir ilerleme imkânı ortaya çıksa, İran ve Rusya olumlu havayı bozuyordu. Türkiye’nin Ukrayna’da dengeyi koruma ve savaşı bitirme çabasına ilaveten Rusya’nın bu bölgeye yoğunlaşması Suriye’de sorunun çözümü konusunda iyi bir zamanlama olabilir. Bu çerçevede Ankara-Şam ilişkilerinin geliştirilmesi, PKK sorununun halledilmesi ve Suriyeli sığınmacılara çare bulunması için fırsat kapısı açılabilir. Esad’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yaptığı ziyaret de Şam’ın yeni bir açılım yapma ve bunun için destek bulma arayışına işaret ediyor. “Hükümette, Suriye yönetimiyle üç önemli başlığı içeren bir diyalog başlatma girişimleri tartışılıyor” ifadelerini kullanan Hürriyet’e göre Suriye’nin üniter yapısının korunması, ülke bütünlüğünün sağlanması ve geri dönen sığınmacıların güvenliğinin temini konusunda Türkiye’nin öncelikleri Esad yönetimine iletildi. Mesaj Esad’ın BAE ziyaretinden önce gönderildi. Ankara’nın hesabına göre Türkiye’nin BAE ile normalleşen ilişkileri Suriye ile yeni bir başlangıca katkı sunabilir ve bunun başarılı olması hâlinde Türkiye’deki sığınmacıların en az yarısı geri dönebilir.
Suriye’deki sorunun temelindeki mantığı, Kürtlerin 2011’den bu yana oluşturduğu realiteyi ve Şam’ın önceliklerini dikkate almayan bu değerlendirme, aynı zamanda Rusya ve İran’ın tutumlarını analiz etmekte naif kalıyor. Rusya’nın Şam’a eskisi kadar kol kanat geremeyeceği, İran’ın Batı ile nükleer anlaşmaya varması hâlinde Suriye’de gevşeyeceği, iki önemli müttefikin gerilemesine bağlı olarak Suriye’nin Türkiye’nin önerisini dikkate alacağı öngörüsüyle hareket ediliyor. 910 kilometrelik sınırı paylaşan iki devletin, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin öncülüğünde şekillenen özerk yapıya son verilmesi hedefinde birleşerek yeni bir başlangıç yapabileceği düşünülüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.