Türkiye’de olağandışı bir gelişme olmaz ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisi AKP’nin adayı olarak ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimine katılacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Muhalefet partileri CHP ve MHP ise adaylarını henüz belirlemiş değiller. Bir seçenek de bu iki partinin Erdoğan’ın karşısına ortak adayla çıkması. Ancak muhalefetin ortak aday gösterip göstermeyeceği de netleşmiş değil. Mamafih ülkedeki genel kanı, rakibi kim olursa olsun Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimine avantajlı gireceği yönünde...
Seçim iki turlu. 10 Ağustos’taki ilk turda adaylardan biri yüzde 50’nin üzerinde oy alarak seçilmezse, ilk iki sırayı paylaşan iki aday ikinci turda yarışacak. Seçim ikinci tura kalırsa, karşısındaki adayın Sünni muhafazakarlardan da oy alabilecek nitelikte olmaması halinde Erdoğan’ın rahatlıkla kazanacağı öngörüsü de yaygın.
Fakat Erdoğan’ın seçimi ikinci tura bırakmadan ilk turda kazanmak istediği de açıkça görülüyor. Erdoğan’ın ne kadar güçlü bir siyasi egosu olduğunu bilenler için bu arzunun şaşırtıcı bir yönü yok. Erdoğan’ın, 2013’teki Gezi Hareketi ve yolsuzluk iddialarının sonucunda ağır hasar alan “kişisel efsanesini” sandıkta kazanacağı tartışmasız bir zaferle onarmak istediği anlaşılıyor.
Ancak, ilk turda seçilerek cumhurbaşkanı olmak Erdoğan için o kadar da kolay değil. Kendi oylarının üzerine yurt dışından gelecek olanlar ve iki küçük aşırı muhafazakar- milliyetçi parti seçmeninden alınacaklar da eklense, Erdoğan’ın yüzde 50’nin üzerine çıkma ihtimali zayıf görünüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.