Türkiye’nin kasvetli seçimleri
Erdoğan’ın Türkiye’ye sunduğu demokratik gelecek belirsiz. Suriye Temas Grubu Esad’ın ne olacağı konusunu şimdilik bir kenara koydu. İran ve Rusya’nın desteği Halep harekâtında etkili oluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Türkiye’de basın özgürlüğü “utanç verici” durumda
Türkiye’de 1 Kasım genel seçimleri arifesinde ortaya çıkan siyasi trendler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın giderek artan otoriterleşme eğilimlerinden uzaklaşma ihtimalini azalttı.
Mustafa Akyol, bünyesinde İpek Medya’yı barındıran Koza İpek Holding’in seçime günler kala kayyuma devredildiğini, Bugün ve Millet gazeteleriyle Kanaltürk ve Bugün TV televizyonlarının genel yayın yönetmenlerinin hükümete yakın bürokratlarca görevden alındığını aktarıyor. Akyol şöyle yazıyor: “Türkiye’de hâlihazırda utanç verici bir durumda olan basın özgürlüğü tablosu bu hafta korkunç bir darbe daha aldı ve bu darbelerin pekâlâ devamı gelebilir. Ve bu gidişle Erdoğan’ın ‘Yeni Türkiye’sini bir ‘demokrasi’ olarak tanımlamak imkânsız hâle gelebilir, eğer bu kavram sık sık seçim yapmaktan başka bir anlam da içeriyorsa...”
Erdoğan, İslam Devleti (İD) ve PKK ile mücadeleyi en iyi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yürüteceği temasını işliyor. Erdoğan’a göre iki örgüt de aynı derecede ciddi terör tehditleri oluşturuyor. Bu durumu “iki cepheli çatışma” diye tarif eden Metin Gürcan, Diyarbakır’da 26 Ekim’de İD hücreleri de dâhil 17 adrese baskınlar düzenlendiğini aktarıyor.