Ana içeriğe atla

Türkiye’yi binlerce potansiyel “medeni ölüm” davası bekliyor

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevinden alınan on binlerce kamu görevlisi hakkındaki “bir daha kamu görevinde çalışamaz” hükmünün, “medeni ölüler” yaratma endişesi var. Birçok hukukçu, bu kişilerin doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitme hakkı olduğu görüşünde.

Turkish police stands guard in front of the Istanbul courthouse on July 20, 2016 following the military coup attempt of July 15.
Turkish President Recep Tayyip Erdogan was today to chair a crunch security meeting in Ankara for the first time since the failed coup, with tens of thousands either detained or sacked from their jobs in a widening purge. / AFP / BULENT KILIC        (Photo credit should read BULENT KILIC/AFP/Getty Images)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sivil itaatsizlik açıklamasıyla zorunlu askerlik görevini yapmayı reddeden Osman Murat Ülke hakkında 2006 yılında verdiği kararda başvuranın çektiği hapis cezasının üstüne karşı karşıya kaldığı yaptırımları “medeni ölüm” sözleriyle ifade ediyordu. Mahkeme, Ülke’nin mesleğinden men edilmesi ve kovuşturmaların ömür boyu sürme ihtimalinin orantısız cezalandırma olduğu kanısındaydı.

Pek çok hukukçuya göre, 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişiminin ardından Türkiye’de bu durumda olması muhtemel binlerce, belki de on binlerce kişi var. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yetkililerine göre, kamuda iki aydan kısa sürede 70 binden fazla kişi görevinden alındı. (Kimilerine göre, bu rakam 100 binin üzerinde.) Bunlardan on binlercesi gözaltında ya da hapiste, tutuklananlar yargılanmayı bekliyor. Ancak, bunlar dışındakilerin çok büyük çoğunluğu, görevden alınmaları konusunda henüz resmi bir sorgu sualle karşı karşıya gelmedi.

Yardımcı Doçent Kerem Altıparmak’a göre, kamuda bu miktarda bir kitlesel tasfiye, “Belki de dünyada görülmüş bir şey değil”. Al-Monitor’un görüşüne başvurduğu insan hakları hukuku uzmanı Altıparmak, “On binlerce insandan bahsediyoruz. 100 bini aşan kişinin kamu hizmetinden çıkarılmış olması söz konusu. Ki bu, Doğu Bloku’nun (yıkılması sırasında) toplamında oldu mu, bilmiyorum” diyor.

The Economist dergisi geçen haftaki sayısında bu süreci 1950’li yılların başında ABD’de senatör Joseph McCarthy liderliğinde yürütülen komünistlere yönelik “cadı avı”na benzetiyor. Ancak, Türkiye’dekinin “çok daha büyük” olduğu değerlendirmesiyle.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish