Ana içeriğe atla

Suriye savaşı: Hedef tahtasında artık İran var

Suriye krizinde çözüme yaklaşılırken muhaliflerin ve onları destekleyen güçlerin İran’ı hedef aldığı netlik kazanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Iran's Foreign Minister Mohammad Javad Zarif makes a pledge during the second makes a pledge during the second 'Thematic Pledging Session' at the donors Conference for Syria in London, Britain February 4, 2016.   REUTERS/Matt Dunham/pool - RTX25FTG
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Suriye için Londra’da düzenlenen bağış konferansında İran’ın taahhütlerini açıklarken, 4 Şubat 2016 — REUTERS/Matt Dunham

Suriye’deki kırılgan ateşkes son günlerde yeni bir şiddet dalgasıyla sarsılıyor. Muhalif gruplar 19 Mart’ta Şam’da sürpriz bir saldırı düzenledi ve görünen o ki bu saldırı Hama vilayetinin kırsalında başlayan taarruzla koordineydi. Tırmanan gerilimin hedefinde sadece Suriye rejimi değil, Suriye krizinin iki uluslararası “emanetçisi” Rusya ve Türkiye de var.

Beyrut’ta bulunan Arap bir diplomatik kaynağın Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmeye göre muhaliflerin saldırıları Suriye savaşına dâhil olan tüm taraflara kimsenin tam kontrole sahip olmadığını hatırlatıyor. İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynak şöyle diyor: “ABD ve Körfez devletleri son altı aydır ortada yoktu, yani ABD’deki başkanlık seçimlerinden Suudi İkinci Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın (mart ortasındaki) Washington ziyaretine kadar. Bu ziyaret muhtemelen dönüm noktası oldu.”

Kaynağa göre Donald Trump’ın seçimi kazanmasının ardından Suudi Arabistan ve Körfez’deki müttefikleri yeni başkanın Suriye için net bir stratejisi olup olmadığını görmek için geriye çekildiler. Bu sürecin artık sona erdiğine inanan kaynak şöyle diyor: “Pek çok insan Suudi Arabistan’ın Suriye meselesinden vazgeçtiğini, Türkiye’nin muhalefetin emanetçisi olduğunu düşünmüştü. Ancak durum böyle değil. Bu geçici bir şeydi, (rejime karşı) birliktelik sağlamak için… Şimdi artık yeni bir stratejinin olduğu söylenebilir.”

Yeni Suudi-ABD stratejisi muhtemelen Rusya ve Türkiye’nin geniş kapsamlı, kalıcı bir ateşkes sağlama ve kendi himayelerinde yeni bir siyasi yol çizme çabalarını etkilemeye dönük olacak. Muhalefet açısından bu muhtemelen zorluk çıkarmak anlamına gelecek. Cumhurbaşkanı Beşar Esad rejimi açısından müzakereler doğrudan etkilenmeyebilir. Ancak İran'a gelince bu yeni strateji İran ordusunu ön plana çıkarabilir. Zira İran, son yılların tecrübesinden hareketle müzakere masasından ziyade savaş alanındaki kazanımları önemli buluyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish