Özgür Yurtsever Hareketi lideri ve yeni Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Aun, pek çok kimsenin gözüyle görene kadar imkânsız saydığı bir şeyi başardı: Hizbullah’ı Saad Hariri başbakanlığında yeni bir hükümete razı etti.
Bu sütunda geçen hafta da belirtildiği gibi Hariri başbakan olarak dönüş yaparak siyasi kariyerindeki düşüş grafiğini tersine çevirmiş oluyor. Hariri artık eskisi kadar Suudi etkisinde kalmadan Müstakbel Partisi ile 14 Mart hareketini dönüştürme, mezhepsel felce uğramayacak bir hükümet kurma ve nihayet Lübnan halkının ihtiyaçlarına cevap veren bir vizyon ve gündem oluşturma imkanına sahip.
Hariri’nin başarısı son tahlilde Aun’a bağlı olacak. Hariri 3 Kasım’da Lübnan meclisindeki 127 vekilden 110 oy aldı ancak bu oylamayı mümkün kılan Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın oluruydu. Nasrallah’ın olurunu da Aun’un mahir diplomasisi sağladı. Hizbullah’ın Hariri karşıtlığına rağmen Nasrallah oylamanın ertesinde 4 Kasım’da Hariri’nin başbakanlığı için “kolaylık” gösterdiğini belirtti ve ekledi: “Bizler müzakereci taraf değiliz. Yeni hükümetin kuruluşu konusunda bizim adımıza tek müzakere yetkisi Başkan Berri’ye aittir.” Şii Emel hareketinin lideri olan Meclis Başkanı Nebih Berri, Aun-Hariri mutabakatının başlıca muhaliflerinden ancak meclisin Hariri’yi oyladığı gün Aun’la yaptığı görüşmenin ardından Hariri’nin başbakanlığını desteklediğini açıkladı.
Ali Hashem, Aun’un cumhurbaşkanlığı yemininin ardından 31 Ekim’de yaptığı konuşmada Lübnan siyasetinde yeni bir yöne işaret ettiğini aktarıyor: “Aun konuşmasını okurken yıllardan beri ilk kez temkinli görünüyordu. Farklı gruplara güvenceler vermeye ve her birinin kaygılarına değinmeye çalışması, Cumhurbaşkanı Aun’un parti lideri Aun’dan farklı olduğunu açıkça ortaya koydu. Siyasi istikrarın önemini vurgulayan Aun, ülkenin şu an mayınlarla çevrildiğini, bölgeyi saran yangınların ortasında kaldığını belirtti. Öncelikli olarak alevlerin Lübnan’a sıçramaması için çalışacağını belirten Aun, Lübnan’ın bölgesel çatışmaların dışında kalarak menfaatleri doğrultusunda bağımsız dış politika izlemesi gerektiğini vurguladı. Bunun yanında ‘işgal altındaki Lübnan topraklarını kurtarmak için İsrail’le mücadelede hiçbir direnişten kaçınılmayacağını’ ve ‘terör tehditlerine karşı önleyici ve caydırıcı yöntemlerin’ kullanılacağını belirtti.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.